<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Duygudurum Bozuklukları &#8211; Doç. Dr. Çağatay UĞUR (Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı)</title>
	<atom:link href="https://cagatayugur.com.tr/category/cocuk-ve-ergen-psikiyatrisi/duygudurum-bozukluklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://cagatayugur.com.tr</link>
	<description>Mutlu Çocuklar&#38;Mutlu Aileler</description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Sep 2025 12:03:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/cropped-Adsız-tasarım-32x32.png</url>
	<title>Duygudurum Bozuklukları &#8211; Doç. Dr. Çağatay UĞUR (Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı)</title>
	<link>https://cagatayugur.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>OKUL FOBİSİ Mİ YOKSA UYUM SÜRECİ Mİ?</title>
		<link>https://cagatayugur.com.tr/okul-fobisi-mi-yoksa-uyum-sureci-mi/</link>
					<comments>https://cagatayugur.com.tr/okul-fobisi-mi-yoksa-uyum-sureci-mi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağatay Uğur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Sep 2025 16:54:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi]]></category>
		<category><![CDATA[Duygudurum Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi ve Terapiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cagatayugur.com.tr/?p=2082</guid>

					<description><![CDATA[Bu süreç içinde aileler de birçok kaygı yaşamaktadır. Bazen aileler çocuklarından ayrıldıkları için kendileriyle ilgili suçluluk ve kaygı duyguları yaşarlar ki bu sinyaller çocuğun okul korkusunu artırabilmektedir. Bu nedenle annenin kararlılığı ve iç rahatlığı çocuğun uyum süreci için çok önemlidir. Uyum sürecinin sağlıklı tamamlanabilmesi için&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Bu süreç içinde aileler de birçok kaygı yaşamaktadır. Bazen aileler çocuklarından ayrıldıkları için kendileriyle ilgili suçluluk ve kaygı duyguları yaşarlar ki bu sinyaller çocuğun okul korkusunu artırabilmektedir. Bu nedenle annenin kararlılığı ve iç rahatlığı çocuğun uyum süreci için çok önemlidir. Uyum sürecinin sağlıklı tamamlanabilmesi için ilk isteğimiz annenin de duygusal olarak hazır olmasıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uyum sürecindeki çocukların tepkileri bireysel farklılıklar göstermektedir. Bazı çocuklar ilk üç gün ya da bir hafta ilgili ve istekli olur. Okul onun için oyun yeri gibidir. Ama zamanla ebeveynleriyle birlikte olmak ister, sürekli okula gelmenin anlamını yeni kavrar ve tepki gösterir. Bazı çocuklar da en baştan itibaren ebeveynlerinden ayrılmak istemez. Sınıfa gelmesini, yanında olmasını, annesinin yedirmesini ister ve doğal olarak ağlama gözlenir. Tüm bunlar ilk zamanlarda normaldir.</span></p>
<h3><b>Çocuğun okula alışma sürecinde hangi davranışlardan kaçınmalıyız?</b></h3>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuğunuz uyum problemi yaşarsa diğer çocuklarla kıyaslamayın. Korku ve kaygı yaşayan bir çocuk için bu hislerle başa çıkmak yeterince zorken kıyaslama yapmak, çocuğun yetersiz hissetmesine sebep olacaktır. Bu süreçte onu desteklediğinizi ve anlamaya çalıştığınızı ifade etmeniz çok önemlidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Okulda sıkıldın mı, korktun mu?” gibi olumsuz ifadeler kullanarak sorular sormayın. Bunun yerine “Okulda neler yaptınız?”, “Günün nasıl geçti?”, “Eğlenceli bir şey oldu mu?” gibi sorular sorabilirsiniz. Bu tür sorular çocuğun deneyimini daha rahat paylaşmasını sağlar, okul sürecini olumlu bir çerçevede hatırlamasına yardımcı olur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kaygılarınızı çocuğunuza hissettirmeyin. Bu dönemde bazı anne babalar kendi kaygı ve korkularını çocuğa yansıtıyor olabilir. Bu zamana kadar ilk kez çocuğundan ayrı vakit geçiren anne, onu bırakıp gittiği için kendini suçlu hissedebilir. Burada kendi içinize yönelip “Çocuk mu benden ayrılamıyor, ben mi çocuktan ayrılamıyorum?” sorusunu sorabilirsiniz. Bu kaygı ve korkuların sizi çok fazla etkilediğini düşünüyorsanız siz de profesyonel destek alabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Okulda vedalaşma sürecini çok uzun veya çok kısa tutmayın. Burada sınırlarımız net olmalıdır. Çocuğa “Artık gidebilir miyim?” diye sorarsanız, ayrılık kaygısı yaşayan bir çocuktan kolay kolay “Git” cevabını alamazsınız. “Ben şimdi seni sınıfına bırakıyorum ve gidiyorum. Okulun bitince seni almaya geleceğim ve tekrar birlikte olacağız.” diyerek süreci anlatıp bu ayrılığın kısa süreli olduğunu ifade etmeli ve okula gitmesinin isteğine bağlı değil, gerekli olduğunu anlatmalısınız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuğu öğretmen ve okul ile korkutmayın. “Eğer yapmazsan öğretmenine söylerim!” gibi söylemlerden uzak durun. Çünkü çocuk korku ve kaygıyla değil, sevgi ve saygıyla eğitilir. Öğretmen ve okul onlar için korkulacak bir alan değil, güvenli bir alan olmalıdır. Gününün büyük bir kısmını geçirdiği kişi ve yerden korkması, bizim yararımıza olmayacaktır.</span></p>
<h3><b>Çocuğun okula alışması için öneriler</b></h3>
<p><span style="font-weight: 400;">Okulun ilk günlerinde çocukla birlikte okula gitmek ve çocuğu yüreklendirmek olumlu sonuç verebilir. Bu süreçte yanında olmak ve bu heyecanlı süreci sizinle paylaşması çocuğunuz için son derece önemlidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Okula ilk başladığı günlerde bir süre çocuğunuz ile birlikte kalın ama bunun ne kadar süreceğini çocuğa bildirin ve daha önce okula alışsa bile sözünüzde durun. Tutarlılık ve net sınırlar önemlidir. Çocuğunuzla açık iletişim kurun.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuğunuzla bir hafta öncesinden başlayarak, ilk gün ve okul arkadaşları hakkında konuşun. Neler yaşayabileceğini, neler yapması gerektiğini, nelerle karşılaşacağını çocuğunuzla konuşabilirsiniz. Böylece belirsizlikten kaynaklanan korkunun önüne geçersiniz. Ayrıca çocuğun gideceği okul önceden ziyaret edilerek okul ve sınıf ortamı konusunda bilgi sahibi olması sağlanabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ebeveynlerin okul konusunda özendirici konuşmalar yapmaları, okulla ilgili anılarından söz etmesi yararlı olabilir. Bir zamanlar sizin de o sıralarda oturduğunuzu, okul bahçesinde koşturduğunuzu ve okulunuzu bitirip iş ve meslek sahibi olduğunuzu duymak onun için motivasyon kaynağı olabilir. Ve yalnız olmadığını, herkesin bu yollardan geçtiğini çocuğunuza vermiş olursunuz. Ancak bu mesajı verirken “Herkes okula gidiyor, abartma! Biz de o yollardan geçtik.” diyerek çocuğun korku ve kaygısı kesinlikle küçümsenmemelidir.</span></p>
<h3><b>Çocuklar bunları düşünebilir:</b></h3>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Neden anne ve babamdan ayrılıyorum?</span>&nbsp;</li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Okuldaki bütün bu çocuklar da kim?</span>&nbsp;</li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Öğretmenim beni sevecek mi ve beni burada koruyabilecek mi?</span>&nbsp;</li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Arkadaşlarım olacak mı?</span>&nbsp;</li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Okulda kaybolur muyum?</span>&nbsp;</li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Eve nasıl döneceğim?</span>&nbsp;</li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocukların sorularına olabildiğince açık cevaplar verilmelidir. Okul hakkında çocuğun korku, kaygı ve düşünceleri dikkate alınmalıdır.</span></p>
<h3><b>Okul fobisi mi yoksa uyum süreci mi olduğunu nasıl anlarız?</b></h3>
<p><span style="font-weight: 400;">Okula uyum sürecinde çocukların çeşitli tepkiler göstermesi son derece doğaldır. İlk günlerde ya da haftalarda ayrılık kaygısı, ağlama, mide ağrısı ya da isteksizlik gibi davranışlar sıkça gözlenebilir. Bu tepkiler genellikle kısa sürelidir; çocuk okul ortamına alıştıkça ve öğretmenine, arkadaşlarına güven duymaya başladıkça giderek azalır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak bazı durumlarda bu zorluklar beklenenden daha uzun sürer ve yoğunlaşır. Çocuk okula gitmeyi ısrarla reddedebilir, her sabah ağlama krizleri yaşayabilir, baş ağrısı, mide bulantısı gibi bedensel yakınmalar sıkça ortaya çıkabilir. Ebeveynin ikna çabalarıyla dahi çocuğun okula gitmemekte diretmesi ve bu durumun aile içinde çatışmalara yol açması okul fobisi olasılığını akla getirir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kısacası, kısa süreli ve hafif tepkiler uyum sürecinin doğal parçasıyken, uzun süre devam eden ve şiddetli şekilde ortaya çıkan davranışlar okul fobisi yönünden dikkatle değerlendirilmelidir. Bu noktada ebeveynin sabırlı, kararlı ve tutarlı olması önemlidir; fakat belirtiler yoğun seyrediyorsa profesyonel bir uzmandan destek almak hem çocuk hem de aile için süreci kolaylaştırıcı olacaktır.</span></p>
<p><em>Psikolog Feyza Yaren Şahiner </em></p>
<p><em>Çocuk, Ergen, Yetişkin Bireysel Danışmanlık</em></p>
<p><em>Doç. Dr. Çağatay Uğur Muayenehanesi – Ankara</em></p>
<div class="post_meta post_meta_single">
<div class="single-meta"></div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cagatayugur.com.tr/okul-fobisi-mi-yoksa-uyum-sureci-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2082</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Erken Ergenlik Sorunları ve Öneriler</title>
		<link>https://cagatayugur.com.tr/cocuklarda-erken-ergenlik-sorunlari-ve-oneriler/</link>
					<comments>https://cagatayugur.com.tr/cocuklarda-erken-ergenlik-sorunlari-ve-oneriler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağatay Uğur]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Nov 2021 13:47:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi]]></category>
		<category><![CDATA[Duygudurum Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Akademik Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Madde Kullanımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cagatayugur.com.tr/?p=1838</guid>

					<description><![CDATA[Çocuklarda Erken Ergenlik Ergenlik çocukluk ile yetişkinlik arasında yer alan fiziksel ve psikolojik bir geçiş dönemidir. Erken ergenlik ise bu geçiş döneminin çevresel, biyolojik ve sair nedenlerle beklenenden daha erken yaşlarda başlamasını ifade etmektedir. Ergenlik belirtileri kız çocuklarda meme tomurcuklanması genital bölge ve koltuk altı&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #000000;"><strong>Çocuklarda Erken Ergenlik</strong></span></h2>
<p><span style="color: #000000;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-1844 alignright" src="https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2021/11/erken-ergenlik-sorunlari--300x209.jpg" alt="" width="369" height="257" srcset="https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2021/11/erken-ergenlik-sorunlari--300x209.jpg 300w, https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2021/11/erken-ergenlik-sorunlari--768x535.jpg 768w, https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2021/11/erken-ergenlik-sorunlari--370x258.jpg 370w, https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2021/11/erken-ergenlik-sorunlari--770x537.jpg 770w, https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2021/11/erken-ergenlik-sorunlari-.jpg 1000w" sizes="(max-width: 369px) 100vw, 369px" />Ergenlik çocukluk ile yetişkinlik arasında yer alan fiziksel ve psikolojik bir geçiş dönemidir. Erken ergenlik ise bu geçiş döneminin çevresel, biyolojik ve sair nedenlerle beklenenden daha erken yaşlarda başlamasını ifade etmektedir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ergenlik belirtileri kız çocuklarda meme tomurcuklanması genital bölge ve koltuk altı tüylenmesi ve regl başlangıcı olarak sıralanabilir. Adet kanamasının görülmesi genellikle ergenliğin başlangıcı değil son dönem belirtisidir. Erkek çocuklarında ise yumurtalık hacminde artış, genital bölge ve koltuk altında tüylenme, penis boyunda büyüme, daha kalın bir ses ve daha kaslı bir görünüm ergenlik belirtileridir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kızların ergenliğe başlama yaşı ortalama 11 iken, erkeklerin ortalama yaşı 12&#8217;dir. Ancak ergenliğin kızlarda 8-13, erkeklerde 9-14 yaşları arasında herhangi bir noktada başlaması tamamen normaldir. Ergenlik ortalama yaşta başlamazsa genellikle endişelenmenize gerek yoktur, ancak kızlarda 8 ve erkeklerde 9 yaşından önce başlıyorsa mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;"><strong>Erken Ergenlik Nedenleri Nelerdir?</strong></span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Ergenlik, beynin bir bölümünün (hipotalamus) beynin başka bir bölümüne (hipofiz bezi) hormon salgılamasını söylemesiyle başlar. Bu hormonlar erkeklerde testosteron ve kadınlarda östrojendir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Çoğu çocuk için erken ergenlik bilinen bir neden olmadan başlayabilir. Bazen beyindeki yaralanma, tümör veya enfeksiyon gibi bir sorun da buna yol açabilir. Erken ergenlik, cinsiyet bezlerinde (testisler veya yumurtalıklar), tiroid bezinde veya böbreküstü bezlerinde bir sorundan da kaynaklanabilir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;"><strong>Çocuklarda Erken Ergenlik Belirtileri Nelerdir?</strong></span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Erken ergenlik belirtileri kız çocuklarında 8, erkeklerde ise 9 yaşlarından önce görülmektedir. Erken ergenlik belirtileri genellikle obeziteye bağlı görülebilmektedir. Bu belirtiler kız çocuklarında göğüs büyümesi, tüylenme ve regli dönemlerinin 8 yaşın altında görülmesidir. Erkeklerde ise ergenliğin ilk belirtisi testislerin büyümesidir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Erken ergenlikle birlikte çocuklarda yaşıtlarına göre hızlı bir büyüme başlar. Hızlı kemik gelişimi, daha hızlı boy atma ya da kilo alma gibi belirtiler görülür ve bu çocukların psikolojik açıdan kendini kötü hissetmelerine ve bazen de cinsel kimliklerinden rahatsız olmalarına neden olur.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;"><strong>Çocuklarda Erken Ergenlik Riskini Arıtan Faktörler</strong></span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Erken ergenlik riskini artıran faktörlerden ilki cinsiyettir. Buna göre kızların erken ergenlik geliştirme olasılığı erkek çocuklara göre çok daha yüksektir. Diğer bir risk faktörü ise obezitedir. Fazla kilolu olan çocukların erken ergenlik geliştirme riski zayıflara göre daha yüksektir. Kadınlık ve erkeklik hormonlarına maruz kalmak da erken ergenlik riskini artırmaktadır. Östrojen veya testosteron kremleri veya bu hormonları içeren diğer maddeler (yetişkin ilaçları veya diyet takviyeleri gibi) çocukları olumsuz etkilemektedir. Son olarak tümörler, lösemi veya diğer durumlar için alınan radyasyon tedavisi de erken ergenlik riskini artırabilir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;"><strong>Çocuklarda Erken Ergenliğin Yol Açtığı Sorunlar</strong></span></h2>
<ol>
<li><span style="color: #000000;">Kısa boy. Erken ergenliğe sahip çocuklar, akranlarına kıyasla ilk başta hızlı büyüyebilir ve uzun boylu olabilir. Ancak kemikler normalden daha hızlı olgunlaşmaya başladığı için genellikle daha erken sonlanır. Bu da, yetişkin olduklarında yaşıtlarından daha kısa olmalarına neden olabilir. Erken ergenliğin erken tedavisi, özellikle küçük yaşta ortaya çıktığında, çocukların boylarının uzamasına yardımcı olabilir.</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Sosyal ve duygusal sorunlar. Ergenliğe yaşıtlarından çok önce başlayan kız ve erkek çocuklar, vücutlarında meydana gelen hızlı değişiklikler ile küçük yaşta bedensel olarak genç bir yetişkin gibi görünürler. Bu da toplum içerisinde çocuktan farklı bir davranış beklentisine neden olabilir. Ayrıca zamanından önce ergenliği yaşamak çocuklarda duygusal olarak da karışıklığa yol açmaktadır.</span></li>
</ol>
<h2><span style="color: #000000;"><strong>Erken Ergenlikte Ruh Sağlığı ve Davranışsal Değişiklikler</strong></span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Kızlar için erken ergenliğe sinirlilik, duygusal patlamalar ve huysuzluk eşlik edebilir. Erkek çocuklarında ise agresif davranışlar ve yaşlarına uygun olmayan bir cinsel dürtü ile karşılaşılabilir.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;"><strong> a-Zorbalık veya Başkaları Tarafından Alay Edilme</strong></span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Küçük çocuklar, kendisi ile aynı yaştaki birinin göğsü büyüdüğünde veya adet gördüğünde neler olduğunu fark etmeyebilir veya anlayamayabilir. Ancak daha büyük çocuklar, genellikle kendilerinden daha küçük yaşta birinin fiziksel olarak geliştiğini fark eder. Yapılan araştırmalarda, erken ergenlik yaşayan birçok küçük çocuk, özellikle kızlar, okulda daha büyük çocuklar tarafından zorbalığa uğradığını ve kendileri ile alay edildiğini bildirmektedir.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;"><strong>b-Daha Yüksek Depresyon ve Anksiyete Oranları</strong></span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Erken ergenlik yaşayan çocukların akranlarına göre daha yüksek depresyon ve kaygı oranlarına sahip oldukları görülmektedir. Bu etki daha çok kızlarda bulunmaktadır. En kötüsü de artan depresyon ve kaygı riskinin üniversite yıllarına kadar uzanabilmesi ve çocukların bu sorunla baş etmede zorlanmasıdır.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;"><strong>c-Düşük Benlik Saygısı ve Beden Algısı</strong></span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Erken olgunlaşan kızlar, aynı zamanda, zamanında veya geç olgunlaşan arkadaşlarına göre daha düşük özgüvene ve kendi bedenleri ile ilgili olumsuz bir algıya da sahip olurlar. Erken gelişen erkek çocuklar bu olumsuzluklardan daha az etkilenmektedir.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;"><strong>d-Daha Fazla Madde Kullanımı Riski</strong></span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Erken ergenlik yaşayan kız ve erkek çocuklar madde kötüye kullanımı konusunda daha büyük risk altında olabilir. Özellikle sigara içmek, erken olgunlaşan çocuklar arasında, zamanında veya geç olgunlaşan akranlarına göre çok daha yaygın görülmektedir. Bazı araştırmalar, artan madde bağımlılığı riskinin yirmili yaşların başlarına kadar uzandığını göstermektedir.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;"><strong>e-Daha Zayıf Akademik Sonuçlar</strong></span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Son olarak, bazı araştırmalar erken ergenlik yaşayan kızların okulda yaşıtlarına göre daha kötü durumda olduklarını ortaya koymaktadır. Ayrıca erken ergenliğe giren kız çocuklarının azalan akademik başarıları lise yıllarına kadar uzayabilmektedir. Benlik saygısı ve beden algısı bulguları gibi, akademik sonuçlarla ilgili olan olumsuz etkiler de kızlarla sınırlı görünmektedir; erkekler ergenliğe ne zaman girerlerse girsinler akademik olarak da aynı derecede başarılıdırlar.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;"><strong>Erken Ergenliğin Tanı ve Tedavisi</strong></span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Erken Ergenlikte tanı ve tedavi süreci genellikle ailelerin durumu fark ederek bir sağlık kuruluşuna başvurması ile başlar. Erken ergenlik sorunun temelinde hormonlar yattığı için tedavi süreci genellikle çocuk endokrin uzmanlarınca yürütülür. Başvurulan doktor çocuğun ve ailenin tıbbi geçmişini gözden geçirip fizik muayene ile tanı koyar.  Bu tanı sürecinde uygun tedavinin başlanabilmesi için birtakım testler ve tetkikler de istenebilmektedir. Sorunun kesin nedeni öğrenildiğinde buna uygun bir tedaviye başlanır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ancak bu süreç beraberinde çocuğun ruh sağlığında da problemlere neden olabilecek çalkantılı bir dönem olduğundan aileler ve çocuklar bu dönemde psikolojik olarak profesyonel bir desteğe de ihtiyaç duyabileceklerdir. Böyle bir durumda çocuk ve ergen ruh sağlığı konusunda uzmanlaşmış bir hekime başvurmak bu dönemi psikolojik olarak da daha sorunsuz ve sağlık bir şekilde geçirmeyi sağlayacaktır.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;"><strong>Erken Ergenlik Sürecinde Ailelere Öneriler</strong></span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Çocuklarınız için çok özel olan bu dönemde samimi ve basit bir dil kullanarak çocuğunuzla neler olduğu hakkında konuşun. Onlara ergenlik belirtilerinin daha büyük çocuklar ve gençler için normal olduğunu, ancak onların vücutlarının biraz erken gelişmeye başladığını söyleyin. Görünüşünden çok okuldaki, spordaki ve diğer aktivitelerdeki başarılarına odaklanın.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Duygusal stres, başkaları tarafından alay edilme veya depresyon belirtilerine dikkat edin. Düşük notlar, okulda ve ailedeki sorunlar veya günlük aktivitelere ilgi kaybı sizin için bir işaret olabilir. Bu zorlu dönemde yardım almak istediğinizde ise uzmanınızın burada olduğunu unutmayın.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>İletişim Bilgileri:</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Erken Ergenlik Sorunları </b>Dahil Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi İle İlgili Her Türlü Soru İçin Bize Ulaşın:</span></p>
<p><a href="https://cagatayugur.com.tr/iletisim/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">cagatayugur.com.tr/iletisim</a></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Tel:</strong> <span class="w8qArf"> </span><span class="LrzXr zdqRlf kno-fv">(0312) 284 00 21</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Adres:</strong></span></p>
<p class="trx_addons_no_margin"><span style="color: #000000;">Platin Tower İş Merkezi, (Medicana Hast.Yanı), Kat:18, No: 69, Çankaya/Ankara</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin:</strong></span></p>
<p><a href="https://www.instagram.com/pskytrcagatayugur" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.instagram.com/pskytrcagatayugur</a></p>
<p><a href="https://www.facebook.com/drcagatayugur" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.facebook.com/drcagatayugur</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cagatayugur.com.tr/cocuklarda-erken-ergenlik-sorunlari-ve-oneriler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1838</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çocuk ve Gençlerde Bipolar Bozukluk ve Tedavisi</title>
		<link>https://cagatayugur.com.tr/cocuk-ve-genclerde-bipolar-bozukluk-ve-tedavisi/</link>
					<comments>https://cagatayugur.com.tr/cocuk-ve-genclerde-bipolar-bozukluk-ve-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağatay Uğur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jan 2020 09:43:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi]]></category>
		<category><![CDATA[Duygudurum Bozuklukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cagatayugur.com.tr/?p=1553</guid>

					<description><![CDATA[Bipolar Bozukluk Nedir? Bipolar bozukluk yada diğer adı ile manik-depresif bozukluk; duygudurum, enerji, aktiflik seviyesi ve gündelik yaşam işlerini yapabilme gibi özelliklerde meydana gelen beklenmedik değişimlere sebep olan ve beyin kaynaklı bir hastalıktır. Manik-depresif bozukluk hastalığın bir birini takip eden safhalarından kaynaklı diğer adıdır. Bipolar&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #000000;"><strong>Bipolar Bozukluk Nedir?</strong></span></h2>
<p><span style="color: #000000;"><img decoding="async" class="alignright wp-image-1556" src="https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/Bipolar-Bozukluk-1-770x460.png" alt="Bipolar Bozukluk" width="500" height="299" />Bipolar bozukluk yada diğer adı ile manik-depresif bozukluk; duygudurum, enerji, aktiflik seviyesi ve gündelik yaşam işlerini yapabilme gibi özelliklerde meydana gelen beklenmedik değişimlere sebep olan ve beyin kaynaklı bir hastalıktır. Manik-depresif bozukluk hastalığın bir birini takip eden safhalarından kaynaklı diğer adıdır. Bipolar bozkuluğun Her biri ruh halinde büyük değişimler içeren 4 türü vardır. Bu 4 türdeki bireyler de aşırı mutlu, enerji dolu ve heyecanlı ruh hali (manik evre) ile depresif, umutsuz ve isteksiz ruh hali (depresif evre) arasında geçişler yaşarlar. Manik evrenin daha şiddetsiz daha az gürültülü yaşandığı evreye ise hipomani adı verilmektedir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">Bipolar Bozukluk Tüleri</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Manik-Depresif bozukluklar kabaca 4 tür altında incelenebilirler ve bunlar kabaca aşağıdaki gibidir:</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Bipolar 1:</strong>En az 7 gün süren manik evre veya hastane müdahalesi gerektiren manik ataklar bu türde gerçekleşir. Genellikle devamında en az 2 hafta sürecek olan depresyon takip eder. Hem manik hem depresif evrenin birlikte yaşanması da mümkündür.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Bipolar 2</strong>: Depresif evre ile hipomani arasında geçişler yaşanan türdür. Bipolar 1’deki gibi manik evre görülmez. Hipomani ise en az 4 gün sürer.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Hızlı Döngülü Bipolar Bozukluk: </strong>Diğer iki türde yalnızca 1 kez mani evresi yaşamış olmak yeterli iken bu tür hastalığa sahip bireyler 1 senede en az 4 kez manik veya depresif evre geçirirler. Çocuklarda 1 yetişkinlerde 2 yıl boyunca evreler arasında ani geçişler sürer.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Diğer Bipolar Bozuklukar: </strong>Bu tür yukarıdaki 3 durumun gerekliliklerini karşılamayan ama bipolar teşhisi konulmuş diğer bütün vakaları içerir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">Bipolar Bozukluğun Nedeni</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Bilim insanları bipolar bozukluğun bilinen belli bir nedenini belirtemezken bu bozukluğa yakalanma riskini artırabilecek birkaç neden saymışlardır. Aile geçmişi ve genetik faktörlerin bipolar bozukluğun ortaya çıkma ihtimalini artırdığı düşünülmektedir fakat bu hastalığa sebep olan bir gen henüz bulunamamıştır. Beyin yapısı da olası sebeplerden bir tanesidir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">Bipolar Bozukluk Belirtileri:</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Bipolar bozukluğu olan bireyler sık değişen yoğun duygular hisseder. Davranışları olağandışı olabilir, uyku ve hareketlilik düzenleri karmaşıktır. Yaşadıkları iki aykırı ruh hali olduğu için ayrı ayrı incelemek gerekebilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Manik evrede;</strong> uykusuzluk, çok fazla enerji, aşırı mutluluk, sonuçları düşünülmeden yapılan eylemler, düşüncelerin çok hızlı değişmesi ve her şeyi tek seferde yapabileceğini düşünme gibi belirtiler gözlenir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Depresif evrede</strong> ise bunların tam tersi sayılabilecek; aşırı mutsuzluk, halsizlik, ölüm ve intihar üzerine düşünceler, boşlukta hissetme, konsantrasyon kaybı gibi belirtiler baş gösterir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bazen bu iki evre bir arada yaşanabilir ve buna karışık evre denir. Bu kişiler hem son derece enerji dolu ve canlı iken hem de mutsuz ve kötümser düşüncelerle çevrilmiş bir tablo çizer.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">Bipolar Bozukluğun Teşhisi:</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Yukarıda sayılan belirtileri gösteren ve bu hastalığa sahip olduğunu düşünen kişi en kısa sürede bir psikiyatriste başvurmalıdır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bipolar bozuklukta geçirilen depresif evre unipolar depresyon diğer bir deyişle majör depresyon ile karıştırılmamalıdır. Majör depresyonda manik evre ya da hipomani görülmez.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bireyler daha çok depresif evre sırasında yardım arayışında bulundukları ve manik evrede yardım arayışında olmadıkları için yanlış teşhis ihtimali vardır ve buna dikkat edilmelidir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bipolar bozukluk madde kullanım bozukluğu, anksiyete ve yeme bozukluğu gibi diğer birçok psikolojik hastalıkla beraber görülebileceği gibi; araştırmalar migren, kalp krizi, obezite, diyabet gibi bazı fiziksel hastalıkların ortaya çıkma riskini de artırdığını göstermiştir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Dünya genelinde oldukça yaygın görülen bipolar bozukluk, yapılan bir araştırmaya göre Amerika’daki her 5 hastadan 1’inin intihar etmesine sebep olmuştur. Ciddiye alınması gereken ve belirtiler gösterdiği düşünülen kişinin kesinlikle uzman bir doktora gitmesi gereken bir hastalıktır.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">Bipolar Bozukluk Tedavisi</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Manik-Depresif Bozukluk tedavisi için terapi ve ilaç kullanımı birlikte gerçekleştirilir. Manik-depresif bozukluk hayat boyunca devam ediyor olsa da tedavi ile en şiddetli vakalarda dahi belirtilerin önemli ölçüde azaltılması mümkün kılınmıştır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bireyin duygudurum değişimleri karşısında daha dayanıklı ve daha dengeli kalabilmesini sağlamak tedavideki başlıca hedeftir. Bu süreç doktor ve hasta tarafından kontrollü bir şekilde devam ettirilir ve hasta tedavi süreci boyunca kendisini etkileyebilecek olan durumlar hakkında bilgilendirilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Genellikle ilaç olarak duygudurum düzenleyiciler, antipsikotikler ve antidepresanlar kullanılır. Terapi ise hastadaki belirtilerin değişiminin doktor tarafından takibi ve hastanın gerekli konular hakkında bilinçlendirilmesi için gerekli görülür.</span></p>
<blockquote><p><span style="color: #000000;">&#8220;Cesaret her zaman kükremez. Bazen cesaret, günün sonunda ‘Yarın tekrar deneyeceğim’ diyen, o kısık sestir.&#8221;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">&#8212; Mary Anne Radmacher</span></p></blockquote>
<p><span style="color: #000000;">Değişim&#8230; Yeni bakış açıları, yeni hayaller demek. Keşfetmek demek kimi zaman, kimi zamansa öğrenmek. Heyecan verici ve umut vadeden bir şey. Peki, bu değişim ruh halimizde durmaksızın devam etseydi ne olurdu? Aniden ve hazırlıksız olduğumuz bir anda çıkagelse? Bunu cevaplamak için bipolar diğer bir deyişle manik-depresif bozukluk olarak adlandırılan hastalıkla mücadele eden insanları yukarıdaki yazımızda inceledik.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>İletişim Bilgileri:</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Manik-Depresif (Bipolar) Bozukluk Tedavisi </b>Dahil Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi İle İlgili Her Türlü Soru İçin Bize Ulaşın:</span></p>
<p><a href="https://cagatayugur.com.tr/iletisim/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">cagatayugur.com.tr/iletisim</a></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Tel:</strong> <span class="w8qArf"> </span><span class="LrzXr zdqRlf kno-fv">(0312) 284 00 21</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Adres:</strong></span></p>
<p class="trx_addons_no_margin"><span style="color: #000000;">Platin Tower İş Merkezi, (Medicana Hast.Yanı), Kat:18, No: 69, Çankaya/Ankara</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin:</strong></span></p>
<p><a href="https://www.instagram.com/pskytrcagatayugur" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.instagram.com/pskytrcagatayugur</a></p>
<p><a href="https://www.facebook.com/drcagatayugur" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.facebook.com/drcagatayugur</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cagatayugur.com.tr/cocuk-ve-genclerde-bipolar-bozukluk-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1553</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
