<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları &#8211; Doç. Dr. Çağatay UĞUR (Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı)</title>
	<atom:link href="https://cagatayugur.com.tr/category/cocuk-ve-ergen-psikiyatrisi/kaygi-anksiyete-bozukluklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://cagatayugur.com.tr</link>
	<description>Mutlu Çocuklar&#38;Mutlu Aileler</description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Sep 2025 12:03:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/cropped-Adsız-tasarım-32x32.png</url>
	<title>Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları &#8211; Doç. Dr. Çağatay UĞUR (Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı)</title>
	<link>https://cagatayugur.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>OKUL FOBİSİ Mİ YOKSA UYUM SÜRECİ Mİ?</title>
		<link>https://cagatayugur.com.tr/okul-fobisi-mi-yoksa-uyum-sureci-mi/</link>
					<comments>https://cagatayugur.com.tr/okul-fobisi-mi-yoksa-uyum-sureci-mi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağatay Uğur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Sep 2025 16:54:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi]]></category>
		<category><![CDATA[Duygudurum Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi ve Terapiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cagatayugur.com.tr/?p=2082</guid>

					<description><![CDATA[Bu süreç içinde aileler de birçok kaygı yaşamaktadır. Bazen aileler çocuklarından ayrıldıkları için kendileriyle ilgili suçluluk ve kaygı duyguları yaşarlar ki bu sinyaller çocuğun okul korkusunu artırabilmektedir. Bu nedenle annenin kararlılığı ve iç rahatlığı çocuğun uyum süreci için çok önemlidir. Uyum sürecinin sağlıklı tamamlanabilmesi için&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Bu süreç içinde aileler de birçok kaygı yaşamaktadır. Bazen aileler çocuklarından ayrıldıkları için kendileriyle ilgili suçluluk ve kaygı duyguları yaşarlar ki bu sinyaller çocuğun okul korkusunu artırabilmektedir. Bu nedenle annenin kararlılığı ve iç rahatlığı çocuğun uyum süreci için çok önemlidir. Uyum sürecinin sağlıklı tamamlanabilmesi için ilk isteğimiz annenin de duygusal olarak hazır olmasıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uyum sürecindeki çocukların tepkileri bireysel farklılıklar göstermektedir. Bazı çocuklar ilk üç gün ya da bir hafta ilgili ve istekli olur. Okul onun için oyun yeri gibidir. Ama zamanla ebeveynleriyle birlikte olmak ister, sürekli okula gelmenin anlamını yeni kavrar ve tepki gösterir. Bazı çocuklar da en baştan itibaren ebeveynlerinden ayrılmak istemez. Sınıfa gelmesini, yanında olmasını, annesinin yedirmesini ister ve doğal olarak ağlama gözlenir. Tüm bunlar ilk zamanlarda normaldir.</span></p>
<h3><b>Çocuğun okula alışma sürecinde hangi davranışlardan kaçınmalıyız?</b></h3>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuğunuz uyum problemi yaşarsa diğer çocuklarla kıyaslamayın. Korku ve kaygı yaşayan bir çocuk için bu hislerle başa çıkmak yeterince zorken kıyaslama yapmak, çocuğun yetersiz hissetmesine sebep olacaktır. Bu süreçte onu desteklediğinizi ve anlamaya çalıştığınızı ifade etmeniz çok önemlidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Okulda sıkıldın mı, korktun mu?” gibi olumsuz ifadeler kullanarak sorular sormayın. Bunun yerine “Okulda neler yaptınız?”, “Günün nasıl geçti?”, “Eğlenceli bir şey oldu mu?” gibi sorular sorabilirsiniz. Bu tür sorular çocuğun deneyimini daha rahat paylaşmasını sağlar, okul sürecini olumlu bir çerçevede hatırlamasına yardımcı olur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kaygılarınızı çocuğunuza hissettirmeyin. Bu dönemde bazı anne babalar kendi kaygı ve korkularını çocuğa yansıtıyor olabilir. Bu zamana kadar ilk kez çocuğundan ayrı vakit geçiren anne, onu bırakıp gittiği için kendini suçlu hissedebilir. Burada kendi içinize yönelip “Çocuk mu benden ayrılamıyor, ben mi çocuktan ayrılamıyorum?” sorusunu sorabilirsiniz. Bu kaygı ve korkuların sizi çok fazla etkilediğini düşünüyorsanız siz de profesyonel destek alabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Okulda vedalaşma sürecini çok uzun veya çok kısa tutmayın. Burada sınırlarımız net olmalıdır. Çocuğa “Artık gidebilir miyim?” diye sorarsanız, ayrılık kaygısı yaşayan bir çocuktan kolay kolay “Git” cevabını alamazsınız. “Ben şimdi seni sınıfına bırakıyorum ve gidiyorum. Okulun bitince seni almaya geleceğim ve tekrar birlikte olacağız.” diyerek süreci anlatıp bu ayrılığın kısa süreli olduğunu ifade etmeli ve okula gitmesinin isteğine bağlı değil, gerekli olduğunu anlatmalısınız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuğu öğretmen ve okul ile korkutmayın. “Eğer yapmazsan öğretmenine söylerim!” gibi söylemlerden uzak durun. Çünkü çocuk korku ve kaygıyla değil, sevgi ve saygıyla eğitilir. Öğretmen ve okul onlar için korkulacak bir alan değil, güvenli bir alan olmalıdır. Gününün büyük bir kısmını geçirdiği kişi ve yerden korkması, bizim yararımıza olmayacaktır.</span></p>
<h3><b>Çocuğun okula alışması için öneriler</b></h3>
<p><span style="font-weight: 400;">Okulun ilk günlerinde çocukla birlikte okula gitmek ve çocuğu yüreklendirmek olumlu sonuç verebilir. Bu süreçte yanında olmak ve bu heyecanlı süreci sizinle paylaşması çocuğunuz için son derece önemlidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Okula ilk başladığı günlerde bir süre çocuğunuz ile birlikte kalın ama bunun ne kadar süreceğini çocuğa bildirin ve daha önce okula alışsa bile sözünüzde durun. Tutarlılık ve net sınırlar önemlidir. Çocuğunuzla açık iletişim kurun.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuğunuzla bir hafta öncesinden başlayarak, ilk gün ve okul arkadaşları hakkında konuşun. Neler yaşayabileceğini, neler yapması gerektiğini, nelerle karşılaşacağını çocuğunuzla konuşabilirsiniz. Böylece belirsizlikten kaynaklanan korkunun önüne geçersiniz. Ayrıca çocuğun gideceği okul önceden ziyaret edilerek okul ve sınıf ortamı konusunda bilgi sahibi olması sağlanabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ebeveynlerin okul konusunda özendirici konuşmalar yapmaları, okulla ilgili anılarından söz etmesi yararlı olabilir. Bir zamanlar sizin de o sıralarda oturduğunuzu, okul bahçesinde koşturduğunuzu ve okulunuzu bitirip iş ve meslek sahibi olduğunuzu duymak onun için motivasyon kaynağı olabilir. Ve yalnız olmadığını, herkesin bu yollardan geçtiğini çocuğunuza vermiş olursunuz. Ancak bu mesajı verirken “Herkes okula gidiyor, abartma! Biz de o yollardan geçtik.” diyerek çocuğun korku ve kaygısı kesinlikle küçümsenmemelidir.</span></p>
<h3><b>Çocuklar bunları düşünebilir:</b></h3>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Neden anne ve babamdan ayrılıyorum?</span>&nbsp;</li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Okuldaki bütün bu çocuklar da kim?</span>&nbsp;</li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Öğretmenim beni sevecek mi ve beni burada koruyabilecek mi?</span>&nbsp;</li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Arkadaşlarım olacak mı?</span>&nbsp;</li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Okulda kaybolur muyum?</span>&nbsp;</li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Eve nasıl döneceğim?</span>&nbsp;</li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocukların sorularına olabildiğince açık cevaplar verilmelidir. Okul hakkında çocuğun korku, kaygı ve düşünceleri dikkate alınmalıdır.</span></p>
<h3><b>Okul fobisi mi yoksa uyum süreci mi olduğunu nasıl anlarız?</b></h3>
<p><span style="font-weight: 400;">Okula uyum sürecinde çocukların çeşitli tepkiler göstermesi son derece doğaldır. İlk günlerde ya da haftalarda ayrılık kaygısı, ağlama, mide ağrısı ya da isteksizlik gibi davranışlar sıkça gözlenebilir. Bu tepkiler genellikle kısa sürelidir; çocuk okul ortamına alıştıkça ve öğretmenine, arkadaşlarına güven duymaya başladıkça giderek azalır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak bazı durumlarda bu zorluklar beklenenden daha uzun sürer ve yoğunlaşır. Çocuk okula gitmeyi ısrarla reddedebilir, her sabah ağlama krizleri yaşayabilir, baş ağrısı, mide bulantısı gibi bedensel yakınmalar sıkça ortaya çıkabilir. Ebeveynin ikna çabalarıyla dahi çocuğun okula gitmemekte diretmesi ve bu durumun aile içinde çatışmalara yol açması okul fobisi olasılığını akla getirir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kısacası, kısa süreli ve hafif tepkiler uyum sürecinin doğal parçasıyken, uzun süre devam eden ve şiddetli şekilde ortaya çıkan davranışlar okul fobisi yönünden dikkatle değerlendirilmelidir. Bu noktada ebeveynin sabırlı, kararlı ve tutarlı olması önemlidir; fakat belirtiler yoğun seyrediyorsa profesyonel bir uzmandan destek almak hem çocuk hem de aile için süreci kolaylaştırıcı olacaktır.</span></p>
<p><em>Psikolog Feyza Yaren Şahiner </em></p>
<p><em>Çocuk, Ergen, Yetişkin Bireysel Danışmanlık</em></p>
<p><em>Doç. Dr. Çağatay Uğur Muayenehanesi – Ankara</em></p>
<div class="post_meta post_meta_single">
<div class="single-meta"></div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cagatayugur.com.tr/okul-fobisi-mi-yoksa-uyum-sureci-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2082</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sosyal Kaygı Bozukluğu</title>
		<link>https://cagatayugur.com.tr/sosyal-kaygi-bozuklugu/</link>
					<comments>https://cagatayugur.com.tr/sosyal-kaygi-bozuklugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağatay Uğur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Aug 2023 09:47:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cagatayugur.com.tr/?p=1913</guid>

					<description><![CDATA[Sosyal Fobi olarak da bilinen Sosyal Kaygı Bozukluğu, Anksiyete Bozukluğu türlerinden biridir. En temel özelliği kişinin başkaları tarafından değerlendirilmeye, incelenmeye maruz kalabilecekleri durumlar karşısında yoğun bir kaygı ve korku yaşamasıdır. Toplumsal etkileşimler (örn, insanlarla karşılıklı konuşmak, tanıdık olmayan kişilerle karşılaşmak), gözlemleneceklerini düşündükleri durumlar (örn, yemek&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">Sosyal Fobi olarak da bilinen Sosyal Kaygı Bozukluğu, Anksiyete Bozukluğu türlerinden biridir. En temel özelliği kişinin başkaları tarafından değerlendirilmeye, incelenmeye maruz kalabilecekleri durumlar karşısında yoğun bir kaygı ve korku yaşamasıdır. Toplumsal etkileşimler (örn, insanlarla karşılıklı konuşmak, tanıdık olmayan kişilerle karşılaşmak), gözlemleneceklerini düşündükleri durumlar (örn, yemek yeme, bir şeyler içme, birileri yanındayken yazı yazma) ve diğer insanların önünde bir eylem gerçekleştirme (örn, topluluk önünde bir konuşma yapma) bu gibi durumlara örnektir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Utanmaya, rezil olmaya, küçük düşmeye ya da hakkında kötü düşünülmesine dair hissettikleri yoğun korku da bireyleri kaçınmaya iter. Böylelikle kaygı beslenmiş olur ve sosyal ortamlardan uzak kaldıkça kişinin böylesi durumlara dair korkuları gün geçtikçe artarak pekişir. Son zamanlarda yapılan yeni çalışmalar, yalnızca kötü deneyimlerin değil olumlu deneyimlerin de sosyal fobiyi beslediğini söylemektedir. Yani, sosyal ortamda olumsuz bir geribildirim alan birinin zaten kaygılanıp bir daha öyle bir duruma girmekten kaçınacağını söyleyebiliriz fakat aynı zamanda iyi bir performans gösterip olumlu dönütler alan birinin de bir daha aynı performansı gösteremeyeceğine yönelik kaygısının arttığı ve yine kaçınma davranışına başvurarak adeta bir kısır döngü içinde sıkışıp kaldığı söylenebilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kaygısı olan kişiler sosyal deneyimlere genellikle “filtreli bir gözlük” ardından bakarlar. Yani, tüm dikkatlerini kendilerini gözlemlemeye odaklamakla kalmayıp aynı zamanda korku ve kaygılarını besleyebilecek en ufak bir mimik dahil her türlü kanıt arama üzerine yoğunlaşırlar. Bu da çoğunlukla o kadar da gerçekçi olmayan düşüncelere sorgulamadan inanmaya, kaygı ve kaçınma davranışını pekiştirmeye neden olur. Örneğin, sokakta karşılaştığı sınıf arkadaşı yüzüne bakmadan çekip giden birinin kaygı gözlüğüyle olaylara baktığında aklında beliren otomatik düşünce “Beni görmezden geldi. Benimle konuşmak istemiyor”, hatta büyük olasılıkla “İnsanlar beni sevmiyor” olacaktır. Ama sınıf arkadaşının gözlüklerini yanına almayı unutmuş bir miyop olduğunu ya da o gün kafası çok karışık olduğu için kendisine bakışlarını çevirse de görmemiş olabileceğini göz ardı eder.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">“Nasıl düşündüğümüz nasıl hissettiğimizi belirler” kaygı ile çalışırken sıkça kullandığımız cümlelerdendir. Sosyal kaygıyla çalışırken de bilişsel olarak kaygıyı besleyen düşünceleri seanslarda ele alır, gerçekliğini ve işlevselliğini inceleyerek çeşitli kanıtlar bulmaya çalışırız. Bazen de, düşüncelere ulaşmak kolay olmaz ya da saçma olduğunu bilsek de kaygılanmaya devam ederiz. Bu gibi zamanlarda ise “Bilişsel Davranışçı Terapi” modelinin davranışçı ayağı devreye girer. Kişilere bilimsel olarak kanıtlanmış ve kaygı düzeyini düşürdüğü bilinen çeşitli gevşeme egzersizleri öğretilerek önce bedenen sonra da zihnen rahatlama yolları öğretilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sosyal fobide kullanılan diğer bir yöntem ise aşamalı maruz kalma ve duyarsızlaştırmadır. Kişi terapistiyle birlikte kendisini en az kaygılandırandan en çok olana doğru kaçındığı durumları listeler. Daha sonra kişi güçlendirilerek en alt basamaktan başlanarak kaçınılan durumlara maruz kalması istenir ve her seans bu deneyimler üzerine konuşulur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bilişsel Davranışçı Terapi, sosyal kaygı bozukluğu üzerinde başarı oranı en yüksek terapi ekollerinden biridir. Bu sebeple, sosyal alanlarda sürekli ve rahatsız edici kaygı yaşıyorsanız, bu durum sizi günlük hayattan ve aslında katılmak istediğiniz çeşitli aktivitelerden sizi geri tutuyorsa, kaygı kaynaklı bedensel tepkileriniz (çarpıntı, titreme, terleme vs) varsa ve zorlandığınızı hissediyorsanız bir psikolog yardımı almayı ihmal etmeyin.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Psikolog Feyza Ağzıtemiz</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Doç Dr Çağatay Uğur Muayenehanesi / ANKARA</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cagatayugur.com.tr/sosyal-kaygi-bozuklugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1913</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Erken Ergenlik Sorunları ve Öneriler</title>
		<link>https://cagatayugur.com.tr/cocuklarda-erken-ergenlik-sorunlari-ve-oneriler/</link>
					<comments>https://cagatayugur.com.tr/cocuklarda-erken-ergenlik-sorunlari-ve-oneriler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağatay Uğur]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Nov 2021 13:47:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi]]></category>
		<category><![CDATA[Duygudurum Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Akademik Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Madde Kullanımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cagatayugur.com.tr/?p=1838</guid>

					<description><![CDATA[Çocuklarda Erken Ergenlik Ergenlik çocukluk ile yetişkinlik arasında yer alan fiziksel ve psikolojik bir geçiş dönemidir. Erken ergenlik ise bu geçiş döneminin çevresel, biyolojik ve sair nedenlerle beklenenden daha erken yaşlarda başlamasını ifade etmektedir. Ergenlik belirtileri kız çocuklarda meme tomurcuklanması genital bölge ve koltuk altı&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #000000;"><strong>Çocuklarda Erken Ergenlik</strong></span></h2>
<p><span style="color: #000000;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-1844 alignright" src="https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2021/11/erken-ergenlik-sorunlari--300x209.jpg" alt="" width="369" height="257" srcset="https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2021/11/erken-ergenlik-sorunlari--300x209.jpg 300w, https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2021/11/erken-ergenlik-sorunlari--768x535.jpg 768w, https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2021/11/erken-ergenlik-sorunlari--370x258.jpg 370w, https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2021/11/erken-ergenlik-sorunlari--770x537.jpg 770w, https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2021/11/erken-ergenlik-sorunlari-.jpg 1000w" sizes="(max-width: 369px) 100vw, 369px" />Ergenlik çocukluk ile yetişkinlik arasında yer alan fiziksel ve psikolojik bir geçiş dönemidir. Erken ergenlik ise bu geçiş döneminin çevresel, biyolojik ve sair nedenlerle beklenenden daha erken yaşlarda başlamasını ifade etmektedir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ergenlik belirtileri kız çocuklarda meme tomurcuklanması genital bölge ve koltuk altı tüylenmesi ve regl başlangıcı olarak sıralanabilir. Adet kanamasının görülmesi genellikle ergenliğin başlangıcı değil son dönem belirtisidir. Erkek çocuklarında ise yumurtalık hacminde artış, genital bölge ve koltuk altında tüylenme, penis boyunda büyüme, daha kalın bir ses ve daha kaslı bir görünüm ergenlik belirtileridir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kızların ergenliğe başlama yaşı ortalama 11 iken, erkeklerin ortalama yaşı 12&#8217;dir. Ancak ergenliğin kızlarda 8-13, erkeklerde 9-14 yaşları arasında herhangi bir noktada başlaması tamamen normaldir. Ergenlik ortalama yaşta başlamazsa genellikle endişelenmenize gerek yoktur, ancak kızlarda 8 ve erkeklerde 9 yaşından önce başlıyorsa mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;"><strong>Erken Ergenlik Nedenleri Nelerdir?</strong></span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Ergenlik, beynin bir bölümünün (hipotalamus) beynin başka bir bölümüne (hipofiz bezi) hormon salgılamasını söylemesiyle başlar. Bu hormonlar erkeklerde testosteron ve kadınlarda östrojendir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Çoğu çocuk için erken ergenlik bilinen bir neden olmadan başlayabilir. Bazen beyindeki yaralanma, tümör veya enfeksiyon gibi bir sorun da buna yol açabilir. Erken ergenlik, cinsiyet bezlerinde (testisler veya yumurtalıklar), tiroid bezinde veya böbreküstü bezlerinde bir sorundan da kaynaklanabilir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;"><strong>Çocuklarda Erken Ergenlik Belirtileri Nelerdir?</strong></span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Erken ergenlik belirtileri kız çocuklarında 8, erkeklerde ise 9 yaşlarından önce görülmektedir. Erken ergenlik belirtileri genellikle obeziteye bağlı görülebilmektedir. Bu belirtiler kız çocuklarında göğüs büyümesi, tüylenme ve regli dönemlerinin 8 yaşın altında görülmesidir. Erkeklerde ise ergenliğin ilk belirtisi testislerin büyümesidir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Erken ergenlikle birlikte çocuklarda yaşıtlarına göre hızlı bir büyüme başlar. Hızlı kemik gelişimi, daha hızlı boy atma ya da kilo alma gibi belirtiler görülür ve bu çocukların psikolojik açıdan kendini kötü hissetmelerine ve bazen de cinsel kimliklerinden rahatsız olmalarına neden olur.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;"><strong>Çocuklarda Erken Ergenlik Riskini Arıtan Faktörler</strong></span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Erken ergenlik riskini artıran faktörlerden ilki cinsiyettir. Buna göre kızların erken ergenlik geliştirme olasılığı erkek çocuklara göre çok daha yüksektir. Diğer bir risk faktörü ise obezitedir. Fazla kilolu olan çocukların erken ergenlik geliştirme riski zayıflara göre daha yüksektir. Kadınlık ve erkeklik hormonlarına maruz kalmak da erken ergenlik riskini artırmaktadır. Östrojen veya testosteron kremleri veya bu hormonları içeren diğer maddeler (yetişkin ilaçları veya diyet takviyeleri gibi) çocukları olumsuz etkilemektedir. Son olarak tümörler, lösemi veya diğer durumlar için alınan radyasyon tedavisi de erken ergenlik riskini artırabilir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;"><strong>Çocuklarda Erken Ergenliğin Yol Açtığı Sorunlar</strong></span></h2>
<ol>
<li><span style="color: #000000;">Kısa boy. Erken ergenliğe sahip çocuklar, akranlarına kıyasla ilk başta hızlı büyüyebilir ve uzun boylu olabilir. Ancak kemikler normalden daha hızlı olgunlaşmaya başladığı için genellikle daha erken sonlanır. Bu da, yetişkin olduklarında yaşıtlarından daha kısa olmalarına neden olabilir. Erken ergenliğin erken tedavisi, özellikle küçük yaşta ortaya çıktığında, çocukların boylarının uzamasına yardımcı olabilir.</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Sosyal ve duygusal sorunlar. Ergenliğe yaşıtlarından çok önce başlayan kız ve erkek çocuklar, vücutlarında meydana gelen hızlı değişiklikler ile küçük yaşta bedensel olarak genç bir yetişkin gibi görünürler. Bu da toplum içerisinde çocuktan farklı bir davranış beklentisine neden olabilir. Ayrıca zamanından önce ergenliği yaşamak çocuklarda duygusal olarak da karışıklığa yol açmaktadır.</span></li>
</ol>
<h2><span style="color: #000000;"><strong>Erken Ergenlikte Ruh Sağlığı ve Davranışsal Değişiklikler</strong></span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Kızlar için erken ergenliğe sinirlilik, duygusal patlamalar ve huysuzluk eşlik edebilir. Erkek çocuklarında ise agresif davranışlar ve yaşlarına uygun olmayan bir cinsel dürtü ile karşılaşılabilir.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;"><strong> a-Zorbalık veya Başkaları Tarafından Alay Edilme</strong></span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Küçük çocuklar, kendisi ile aynı yaştaki birinin göğsü büyüdüğünde veya adet gördüğünde neler olduğunu fark etmeyebilir veya anlayamayabilir. Ancak daha büyük çocuklar, genellikle kendilerinden daha küçük yaşta birinin fiziksel olarak geliştiğini fark eder. Yapılan araştırmalarda, erken ergenlik yaşayan birçok küçük çocuk, özellikle kızlar, okulda daha büyük çocuklar tarafından zorbalığa uğradığını ve kendileri ile alay edildiğini bildirmektedir.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;"><strong>b-Daha Yüksek Depresyon ve Anksiyete Oranları</strong></span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Erken ergenlik yaşayan çocukların akranlarına göre daha yüksek depresyon ve kaygı oranlarına sahip oldukları görülmektedir. Bu etki daha çok kızlarda bulunmaktadır. En kötüsü de artan depresyon ve kaygı riskinin üniversite yıllarına kadar uzanabilmesi ve çocukların bu sorunla baş etmede zorlanmasıdır.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;"><strong>c-Düşük Benlik Saygısı ve Beden Algısı</strong></span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Erken olgunlaşan kızlar, aynı zamanda, zamanında veya geç olgunlaşan arkadaşlarına göre daha düşük özgüvene ve kendi bedenleri ile ilgili olumsuz bir algıya da sahip olurlar. Erken gelişen erkek çocuklar bu olumsuzluklardan daha az etkilenmektedir.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;"><strong>d-Daha Fazla Madde Kullanımı Riski</strong></span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Erken ergenlik yaşayan kız ve erkek çocuklar madde kötüye kullanımı konusunda daha büyük risk altında olabilir. Özellikle sigara içmek, erken olgunlaşan çocuklar arasında, zamanında veya geç olgunlaşan akranlarına göre çok daha yaygın görülmektedir. Bazı araştırmalar, artan madde bağımlılığı riskinin yirmili yaşların başlarına kadar uzandığını göstermektedir.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;"><strong>e-Daha Zayıf Akademik Sonuçlar</strong></span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Son olarak, bazı araştırmalar erken ergenlik yaşayan kızların okulda yaşıtlarına göre daha kötü durumda olduklarını ortaya koymaktadır. Ayrıca erken ergenliğe giren kız çocuklarının azalan akademik başarıları lise yıllarına kadar uzayabilmektedir. Benlik saygısı ve beden algısı bulguları gibi, akademik sonuçlarla ilgili olan olumsuz etkiler de kızlarla sınırlı görünmektedir; erkekler ergenliğe ne zaman girerlerse girsinler akademik olarak da aynı derecede başarılıdırlar.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;"><strong>Erken Ergenliğin Tanı ve Tedavisi</strong></span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Erken Ergenlikte tanı ve tedavi süreci genellikle ailelerin durumu fark ederek bir sağlık kuruluşuna başvurması ile başlar. Erken ergenlik sorunun temelinde hormonlar yattığı için tedavi süreci genellikle çocuk endokrin uzmanlarınca yürütülür. Başvurulan doktor çocuğun ve ailenin tıbbi geçmişini gözden geçirip fizik muayene ile tanı koyar.  Bu tanı sürecinde uygun tedavinin başlanabilmesi için birtakım testler ve tetkikler de istenebilmektedir. Sorunun kesin nedeni öğrenildiğinde buna uygun bir tedaviye başlanır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ancak bu süreç beraberinde çocuğun ruh sağlığında da problemlere neden olabilecek çalkantılı bir dönem olduğundan aileler ve çocuklar bu dönemde psikolojik olarak profesyonel bir desteğe de ihtiyaç duyabileceklerdir. Böyle bir durumda çocuk ve ergen ruh sağlığı konusunda uzmanlaşmış bir hekime başvurmak bu dönemi psikolojik olarak da daha sorunsuz ve sağlık bir şekilde geçirmeyi sağlayacaktır.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;"><strong>Erken Ergenlik Sürecinde Ailelere Öneriler</strong></span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Çocuklarınız için çok özel olan bu dönemde samimi ve basit bir dil kullanarak çocuğunuzla neler olduğu hakkında konuşun. Onlara ergenlik belirtilerinin daha büyük çocuklar ve gençler için normal olduğunu, ancak onların vücutlarının biraz erken gelişmeye başladığını söyleyin. Görünüşünden çok okuldaki, spordaki ve diğer aktivitelerdeki başarılarına odaklanın.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Duygusal stres, başkaları tarafından alay edilme veya depresyon belirtilerine dikkat edin. Düşük notlar, okulda ve ailedeki sorunlar veya günlük aktivitelere ilgi kaybı sizin için bir işaret olabilir. Bu zorlu dönemde yardım almak istediğinizde ise uzmanınızın burada olduğunu unutmayın.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>İletişim Bilgileri:</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Erken Ergenlik Sorunları </b>Dahil Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi İle İlgili Her Türlü Soru İçin Bize Ulaşın:</span></p>
<p><a href="https://cagatayugur.com.tr/iletisim/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">cagatayugur.com.tr/iletisim</a></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Tel:</strong> <span class="w8qArf"> </span><span class="LrzXr zdqRlf kno-fv">(0312) 284 00 21</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Adres:</strong></span></p>
<p class="trx_addons_no_margin"><span style="color: #000000;">Platin Tower İş Merkezi, (Medicana Hast.Yanı), Kat:18, No: 69, Çankaya/Ankara</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin:</strong></span></p>
<p><a href="https://www.instagram.com/pskytrcagatayugur" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.instagram.com/pskytrcagatayugur</a></p>
<p><a href="https://www.facebook.com/drcagatayugur" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.facebook.com/drcagatayugur</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cagatayugur.com.tr/cocuklarda-erken-ergenlik-sorunlari-ve-oneriler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1838</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Covid-19 Pandemisi Döneminde Çocuk Psikolojisi</title>
		<link>https://cagatayugur.com.tr/covid-19-pandemisi-doneminde-cocuk-psikolojisi/</link>
					<comments>https://cagatayugur.com.tr/covid-19-pandemisi-doneminde-cocuk-psikolojisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağatay Uğur]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Oct 2021 12:44:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bedensel Belirti (Somatik Semptom) Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Travma ve Stresle İlgili Bozukluklar]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku-Uyanıklık Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[stres belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[uyku bozuklukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cagatayugur.com.tr/?p=1790</guid>

					<description><![CDATA[Covid-19 Döneminde Çocuk Psikolojisi COVİD-19 salgınının yarattığı süregelen stres, korku, üzüntü ve belirsizlik hepimizi etkiledi ancak bu süreçte birçok çocuk ve genç yaşadıkları sorunlar ile duygusal olarak başa çıkamadıkları için daha zor zamanlar geçirdi. Ruh sağlığı alanında yapılan son araştırmalara göre bu pandemi döneminde lise&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #000000;">Covid-19 Döneminde Çocuk Psikolojisi</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">COVİD-19 salgınının yarattığı süregelen stres, korku, üzüntü ve belirsizlik hepimizi etkiledi ancak bu süreçte birçok çocuk ve genç yaşadıkları sorunlar ile duygusal olarak başa çıkamadıkları için daha zor zamanlar geçirdi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ruh sağlığı alanında yapılan son araştırmalara göre bu pandemi döneminde lise öğrencilerinin %25&#8217;inden fazlası duygusal ve bilişsel sağlıklarının kötüleştiğini ifade ederken, 5-12 yaş arası çocuğu olan ebeveynlerin %20&#8217;sinden fazlası da benzer bir şekilde çocuklarının sağlık koşullarının kötüleştiğini bildirmiştir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Diğer taraftan, pandemi ile ilgili çocukların ve gençlerin yaşadıkları stres ve travmalar, onların gelişen zihinleri üzerinde kalıcı etkilere sahip olabilir. Dolayısıyla çocuk ve gençlerin psikolojik sağlığının bu tarz belirsizlik ve kaygı dönemlerinde korunmasının önemi oldukça büyüktür.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">Pandemiler Çocuk Psikolojisini Neden Olumsuz Etkiler</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Çocuklar ve gençler için yapılandırılmış ve rutin bir yaşam genellikle daha kolaydır ve değişikliklere uyum sağlamak zaman alabilir. Bu bağlamda sosyal becerilerinden akademik başarılarına kadar Covid-19 salgını çocuklar ve ergenler için ciddi bir kriz olmuştur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bu sıkıntılı dönemde ülkenin dört bir yanındaki öğrenciler, okula gidemedikleri için evden eğitim almaya çalıştılar ve çevrimiçi öğrenme yoluyla “okula devam etmeye” uyum sağlamakta oldukça zorlandılar. Bu dönem, özellikle de özel gereksinimli öğrenciler için, zorluklara uyum sağlamak daha da zahmetli olmuştur. Bu uyum sürecinde yaşanılan zorluklardan biri de öğrencilerin online eğitim için bir bilgisayara sahip olmaya ve internet erişimine ulaşmaya çalışmasıydı. Çok çocuklu ailelerde ise her bir çocuk için bir cihaza ihtiyaç duyulması durumu daha da zorlaştırdı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ebeveynler birçok durumda evden eğitimi dengelemek ve desteklemek için birer öğretmene dönüştüler. Bu dönemde ilkokul çağındaki öğrencilerin ebeveynleri çocuklarının dikkat sürelerinde bir azalma ve bilgileri akılda tutmada zorluk yaşadıklarını fark ettiler. Ortaokul öğrencileri için ise çevrimiçi öğrenme; kaygıyı ve yalnız kalma süresini arttırdı, çocuklar sınıf içi etkileşimlerden mahrum kaldılar. Son olarak, lise çağındaki öğrenciler için online eğitim depresyonu ve suç oranlarını artırdı, öğrenme motivasyonunu ise azalttı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bu belirsizlik döneminde birçok aile finansal istikrarını da kaybetti, ebeveynlerin yaşadıkları kaygı ve stresten çocuklar da nasibini aldı, ailelerde çatışmalar arttı ve çocuklar sıklıkla ihmal ve istismar edildi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ek olarak, pandemi sürecinden önce çocuklar ve ergenler aileleri, arkadaşları, öğretmenleri ve komşuları ile etkileşime girmeye teşvik edilirdi. Covid-19 salgını arttıkça birçok çocuk arkadaşlarını, öğretmenlerini, teyzelerini, amcalarını ve büyükanne ve büyükbabalarını uzun bir süre göremediler. Psikolojik olarak onlara iyi gelen sosyal ilişkilerden uzak kaldılar.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Aynı zamanda, çocuklar kısıtlamalar sebebiyle vakitlerinin büyük bir çoğunluğunu evde geçirmek zorunda kaldılar, bu sebeple sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerine devam edemediler. Sevdikleri aktivitelere gidememek onların hayatlarını daha da zorlaştırdı</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Özet olarak, ebeveyn stresi, finansal krizler, tanıdık olmayan eğitim sistemleri ve sosyal izolasyon, çocukların ve ebeveynlerinin Covid-19 salgınının başlangıcından bu yana üstesinden gelmeye çalıştıkları en büyük zorluklardan bazılarıydı.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">Pandemi Döneminde Çocuklarda Stres Belirtileri</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Pandemi gibi sosyal felaketler çocuk ve gençlerde ciddi ruhsal ve bilişsel problemlere neden olabilir ve bu tür problemlerin temelinde genellikle bu belirsizlik dönemlerinde maruz kalınan stres yatmaktadır. Bu sebeple bu dönemde çocuk ve gençlerde görülen stres belirtileri oldukça önemlidir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Diğer taraftan stres belirtileri ve ruh sağlığı sorunları her çocuk veya genç için aynı değildir ancak bazı ortak belirtiler vardır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Pandemi gibi belirsizlik dönemlerinde bebek, çocuk ve ergenlerde görülen başlıca stres belirtileri aşağıdaki gibidir:</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Bebekler ve küçük çocuklarda, </strong>bu tarz dönemlerde becerilerde ve gelişimsel düzeyde gerileme görülebilir. Belirtiler; huzursuzluk ve sinirlilik, daha kolay ürkme, korkular ağlama ve teselli etmede zorluk, uykuya dalamama ve gece daha fazla uyanma, ayrılık kaygısı, sosyal olarak geri çekilme, keşfetmeye çekinme ve dışarı çıkmaktan korkuyormuş gibi görünme, vurma ve ısırma, daha sık veya yoğun öfke nöbetleri, tuvalet eğitiminden sonra altını ıslatma, acilen ifade edilen tatmin edilemeyecek ihtiyaçlar, çatışma ve saldırganlık veya oyun sırasında hastalık veya ölüm gibi temalar veya nedeni bilinmeyen ağrılar şeklinde görülebilir<strong>.</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Daha büyük çocuklar ve ergenler</strong> için belirtiler; devam eden sinirlilik, umutsuzluk veya öfke duyguları ve arkadaşları ve aileleri sık sık çatışmalar gibi olağan olmayan ruh hali değişiklikleri, kişisel ilişkilerden geri adım atmak gibi davranış değişiklikleri şeklinde olabilir. Normalde dışa dönük olan çocuklar bu dönemde arkadaşlarıyla zaman geçirmeye, mesajlaşmaya veya görüntülü sohbet etmeye çok az ilgi gösteriyorsa, bu bir belirti olabilir. Daha önce zevk alınan faaliyetlere karşı ilgi kaybı başka bir belirtidir. Mesela, müzik seven çocuğun gitar çalmayı aniden bırakması bu konuda bir ipucu olabilir. Uykuya dalmada zorlanma veya sık sık uyanma. İştah, kilo veya yeme alışkanlıklarındaki değişiklikler, örneğin hiç acıkmama veya sürekli yemek yeme. Hafıza, düşünme veya dikkat ile ilgili sorunlar. Okul çalışmalarına daha az ilgi ve akademik çaba ve motivasyonda düşüş. Temel kişisel bakımı ihmal etme, riskli veya umursamaz davranışlarda artış da çocuk ve ergenlerde görülebilen diğer stres belirtileridir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">Pandemi Döneminde Çocuklarda  Psikolojik ve Ruhsal Problemler</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Pandemi sürecinde her ne kadar çocuklarda COVİD’e bağlı nedenlerden hastalık ve ölümler nadiren görülse de çocuklar hala virüsün en büyük kurbanları arasındadır. Artan ruh sağlığı sorunları oranlarından, artan istismar ve ihmal seviyelerine kadar, birçok alanda pandemi en çok da çocukları ve gençleri tehdit etmektedir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Okulların kapanması elbette çocukların eğitimine zarar verir. Ancak okullar çocuklar için sadece <strong>bir</strong> öğrenme yeri de değildir, bu kurumlar çocukların sosyalleştiği, duygusal olarak geliştiği ve bazıları için sıkıntılı aile hayatından kaçmak için sığındıkları yerlerdir. Çocuk hastalıkları uzmanı Prof Russell Viner, pandeminin izole ve yalnız kalmaktan uyku sorunlarına ve fiziksel aktivitenin azalmasına kadar her yerde çocuklara zarar verdiğini söylüyor. Okulların kapatılmasının yanı sıra, kısıtlamalar sırasında çocuk sporları ve kurslar da yasaklandı. Çocuklar uzun süre evde kaldığı için sosyal ortamlardan uzak kaldılar. Tüm bunlar çocuklarda <strong>sosyal anksiyete</strong>, <strong>iletişim sorunları</strong>, <strong>okul fobisi</strong>, <strong>öfke kontrol sorunları</strong> ve <strong>ekran bağımlılığı</strong>nın artmasına sebep oldu.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ama sadece okulların kapanması değil, salgının ailelere yüklediği stres, artan işsizlik ve finansal güvensizlik ile birlikte evde kalma zorunluluğu, ev hayatını her yerde zorlaştırdı. Aile gerilimleri ve maddi kaygıların yanı sıra hastalık ve ölüm gibi sıkıntılardaki artışla birlikte çocuklar bu dönemde kendilerini daha kaygılı hissetmeye başladı ve dolayısıyla OKB ve kaygı bozukluları daha yaygın olmaya başladı. Yapılan araştırmalar, gençlerin yarısından fazlasının her zaman veya sıklıkla kendilerini endişeli hissettiğini gösterdi ve bu sonuçlar gençler için şimdiye kadar kaydedilen en yüksek kaygı seviyesini göstermekte.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ayrıca bu dönemde uyuma veya odaklanma zorluğu gibi hafif kaygı belirtileri de yaygın hale geldi. Bununla birlikte, bazı çocuklar <strong>şiddetli anksiyete</strong>, <strong>depresyon</strong> ve <strong>intihar eğilimleri</strong> gibi sorunlar için büyük bir risk taşıyorlar.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">Pandemi Döneminde Çocuk Sahibi Ailelere Öneriler</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Pandemi sürecinde ebeveynler için çocuklarına yardım etmenin en iyi yolu, öncelikle kendilerine iyi bakmaktır. Böyle zamanlarda ebeveynlerin çocukları için istikrarlı, sakin ve yatıştırıcı bir rol üstlenerek yanlarında olmaları önemlidir. Bu şekilde, ebeveynler de çocuklarını daha iyi anlayabilecek ve çocukların kendilerini güvende, rahatlamış ve odaklanmış hissetmelerine yardımcı olacaklardır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Böyle dönemlerde ebeveynler veya bakıcılar, çocukları, güvenli ve destekleyici bir ortamda yaşadıkları olumsuz duygularını ifade etmelerine ve iletmelerine yardımcı olmak için oyun oynamak ve çizim yapmak gibi yaratıcı etkinliklere dâhil edebilir. Bu tarz etkinlikler, çocukların öfke, korku veya üzüntü gibi zor duygularını ifade etmenin olumlu yollarını bulmalarına yardımcı olur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Çocuklar duygusal ipuçlarını sıklıkla hayatlarındaki yetişkinlerden (ebeveynler ve öğretmenler dâhil) aldığından, yetişkinlerin kendi duygularını iyi yönetmeleri ve sakin kalmaları, çocukların endişelerini dinlemeleri, kibarca konuşmaları ve onları rahatlatmaları oldukça önemlidir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Gözetimsiz ruh sağlığı sorunları çocukların evde, okulda ve toplumda işlevlerini bozabilir. Bu bağlamda ebeveynler ve öğretmenler, çocuğun duygu ve davranışlarındaki değişiklikleri ilk fark edenler olduklarından, çocuklardaki psikolojik sorunların erken belirtilerini tespit etmek ve bunlarla başa çıkmak için gerekli donanıma sahip olmalıdır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Çocuklar ve ergenler de duyguları hakkında konuşmaya ve güvenilir bir arkadaş veya aile üyesine ulaşmaya teşvik edilmelidir. Erken müdahale, bu COVID-19 salgınının uzun vadede ortaya çıkabilecek ruh sağlığı sorunlarını önleyebilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Son olarak, bu süreçte çocuğunuzla sık sık görüşmeye devam edin ve mücadele ettiği sorunları fark edin ve dinleyin. Ayrıca gerektiğinde uzmanların size yardım etmek için her zaman hazır oldukların asla unutmayın.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>İletişim Bilgileri:</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Pandemi dönemi psikolojik sorunları </b>Dahil Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi İle İlgili Her Türlü Soru İçin Bize Ulaşın:</span></p>
<p><a href="https://cagatayugur.com.tr/iletisim/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">cagatayugur.com.tr/iletisim</a></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Tel:</strong> <span class="w8qArf"> </span><span class="LrzXr zdqRlf kno-fv">(0312) 284 00 21</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Adres:</strong></span></p>
<p class="trx_addons_no_margin"><span style="color: #000000;">Platin Tower İş Merkezi, (Medicana Hast.Yanı), Kat:18, No: 69, Çankaya/Ankara</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin:</strong></span></p>
<p><a href="https://www.instagram.com/pskytrcagatayugur" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.instagram.com/pskytrcagatayugur</a></p>
<p><a href="https://www.facebook.com/drcagatayugur" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.facebook.com/drcagatayugur</a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cagatayugur.com.tr/covid-19-pandemisi-doneminde-cocuk-psikolojisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1790</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sosyal Fobi (Sosyal Anksiyete) Bozukluğu ve Tedavisi</title>
		<link>https://cagatayugur.com.tr/sosyal-fobi-tedavisi/</link>
					<comments>https://cagatayugur.com.tr/sosyal-fobi-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağatay Uğur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Jan 2020 12:49:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cagatayugur.com.tr/?p=1562</guid>

					<description><![CDATA[Sosyal Fobi; Ya da diğer adı ile Sosyal Anksiyete Bozukluğu; kişinin diğer insanlar tarafından yargılanabileceği endişesini taşıdığı sosyal çevrelerde mahcup ya da rezil duruma düşebileceği düşüncesi ve bu konuda çok belirgin ve devamlı bir korkusunun olduğu bir çeşit kaygı bozukluğu durumudur. Yalnızlığınıza hoş geldiniz. Burada&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><strong><img decoding="async" class="alignright wp-image-1564" src="https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/Sosyal-Fobi-2.png" alt="Sosyal Fobi " width="450" height="314" srcset="https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/Sosyal-Fobi-2.png 1000w, https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/Sosyal-Fobi-2-300x209.png 300w, https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/Sosyal-Fobi-2-768x535.png 768w, https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/Sosyal-Fobi-2-370x258.png 370w, https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/Sosyal-Fobi-2-770x537.png 770w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" />Sosyal Fobi;</strong> Ya da diğer adı ile Sosyal Anksiyete Bozukluğu; kişinin diğer insanlar tarafından yargılanabileceği endişesini taşıdığı sosyal çevrelerde mahcup ya da rezil duruma düşebileceği düşüncesi ve bu konuda çok belirgin ve devamlı bir korkusunun olduğu bir çeşit kaygı bozukluğu durumudur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yalnızlığınıza hoş geldiniz. Burada düşündüğünüz ve eyleme döktüğünüz hiçbir şey dış dünya ile paylaşılmaz, isteseniz bile. Sadece siz ve gerçekleştirmeye korktuğunuz binlerce hayaliniz. Yalnızlığınız arttıkça olası yardımlardan uzaklaşıyor, yardım almadıkça da yalnızlaşıyorsunuz. Belki bu döngüde kısılıp kalmanın bir sorun olduğunu bile düşünmüyorsunuzdur hala.</span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">“Topluluk önünde konuşamamak mı, ne var bunda çekinecek? Altı üstü bir garsona sesleneceksin. Gerçekten misafirlerimizi karşılayamayacak kadar utangaç olamazsın…”</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Bu cümleleri duymadınız mı sonuçta herkesten? Utangaçlıkla itham edilmediniz mi? Elbette sosyal fobiniz olduğunu düşünmüşsünüzdür hayatınızın bir döneminde ama bunu aşamamanız sizin kabiliyetsizliğinizmiş gibi düşündürülmediniz mi daima? Sosyal fobinin sadece bir utangaçlık olmadığını beraber keşfedelim.</span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;"><em>&#8220;İnsanların, aklımdan neler geçtiğinin ben bile farkında değilkenları açıklamakta ne kadar zorlandığımı anlamadıklarını düşünüyorum.&#8221;</em></span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;"><em>&#8211;Anonim</em></span></strong></p>
<h2><span style="color: #000000;">Sosyal Fobi Tanımı</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Sosyal fobi olarak bilinen bu hastalığın okul çağındaki her 5 çocuktan 1’inde görüldüğü ortaya çıkmıştır. Genelde bir hastalık olarak görmekte bile kararsız kaldığımız ve bireylerin kişisel başarısızlığı olarak yorumladığımız sosyal fobi de uygun bir tedavi gerektiren mental hastalıklar arasındadır. Hastalığa sahip bireylere doğru yaklaşılmaması ve bilinçsiz söylemlerde bulunulması, bu bireyleri ancak toplumdan daha da izole olmaya iter. En büyük intihar sebeplerinden biri olarak görülen yalnızlık kavramı sosyal fobisi olan birey için kalıcı bir olguya dönüşmeye başlar.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sosyal anksiyete bozukluğu olan hastalar devamlı olarak diğerleri tarafından yargılanacağı kaygısını taşır. Tüm eylemleri kendi başlarına gerçekleştirmeye çalışır ve yeni insanlarla tanışmak onlar için korkunç gelebilir. Bu kaygılar hastalığa sahip bireyin gündelik yaşamını büyük ölçüde etkiler. Yine de sosyal fobiye sahip bireyler tedavi yardımıyla potansiyellerini gerçekleştirebilir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">Sosyal Fobinin Belirtileri</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Sosyal bir ortamda bulunmak durumunda kalan hastalarda aşağıdaki belirtiler gözlemlenebilir;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Kızarma, terleme, kalp artış hızında artış, aklındakileri unutma,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Karın ağrısı,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Göz temasından kaçınma ve kısık sesle konuşma,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Ne kadar istese de yeni insanlarla konuşmakta zorluk çekme,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Garip ve utangaç hissetme,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Yeni ortamlara girmekten kaçınma.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bu belirtiler özellikle çocuklar olmak üzere tüm insanlarda gözlenebilecek olup doğrudan sosyal anksiyete bozukluğu teşhisi için yeterli değildir. Gündelik yaşamda birçok insan bu tür davranışlarda bulunabilir ve hatta bazılarımız buna daha yatkındır.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;">Sosyal Fobi İle Utangaçlık Farkı</span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Sosyal fobi ile utangaçlık arasında bazı farklar vardır. Utangaçlık eğer korku, anksiyete (rahatsız eden ve baş edilmesi zor düşünceler), günlük sorumluluklardan kaçış ve saydığımız belirtilerin 6 aydan uzun bir süre boyunca her seferinde tekrar etmesi gibi sonuçlar doğuruyorsa sosyal fobi tanımı geçerli olacaktır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Çocuklarda bu belirtiler yetişkinlerde olduğundan farklı biçimlerde kendini gösterebilir. Telaşlandığı durumlar karşısında ağlama, öfke nöbetleri geçirme gibi davranışlar çocuklarda görülen sosyal fobi belirtilerine örnek gösterilebilir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">Sosyal Fobinin Sebepleri</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Sosyal fobinin ortaya çıkmasına sebep olduğu düşünülen birçok etken vardır. Ailenin bu etkenlerden biri olduğu düşünülürken neden ailedeki herkesin aynı şekilde etkilenmediği hala araştırma konusudur. Bazı araştırmacılara göre ise sosyal becerilerinde eksiklik olan insanlarda bu durum daha sık görülür. Başkalarının davranışlarını doğru yorumlayamayan bireyler onların kendileri hakkında yargılayıcı fikirler yürüttüğü düşüncesine kapılabilir. Ayrıca konuşma konusunda iyi olmadığını düşünen birey gelecekte bu tür durumlara düşmemek adına konuşmalardan kaçınmaya başlayabilir. Diğer çevre ve stres faktörleri üzerine çalışmalar sürmektedir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">Sosyal Fobinin Teşhisi ve Tedavisi</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Normal sosyal çevrelere girmekten korktuğu ve utandığı gerekçesiyle kaçınan ve bu durumun kendisine sıkıntılar doğurduğunu düşünen kişiler bir psikiyatri doktoruna başvurmalıdır. Doktor, yapacağı testler ve bireyin sağlık geçmişi hakkında edineceği bilgiler doğrultusunda teşhisi uygun görürse tedavi süreci başlar. Psikoterapi, diğer bir adıyla konuşma terapisi, yoluyla uygulanan bilişsel-davranışsal terapi (BDT) en sık tercih edilen tedavi yollarından biridir. Gerekli görüldüğü taktirde antidepresan, anksiyete giderici ve fiziksel belirtileri gidermek adına beta bloker türü ilaçlar kullanılabilir. Hasta, ilaç kullanması sonucu karşılaşabileceği yan etkiler açısından bilgilendirilir. Bazı bölgelerde ise sosyal destek grupları, bu hastalığa sahip insanları bir araya toplayarak sosyal fobileri ile mücadele etmeleri için birbirlerine destek olmaya teşvik eder.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>İletişim Bilgileri:</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Sosyal Anksiyete Bozukluğu (Sosyal Fobi) Tedavisi </b>Dahil Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi İle İlgili Her Türlü Soru İçin Bize Ulaşın:</span></p>
<p><a href="https://cagatayugur.com.tr/iletisim/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">cagatayugur.com.tr/iletisim</a></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Tel:</strong> <span class="w8qArf"> </span><span class="LrzXr zdqRlf kno-fv">(0312) 284 00 21</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Adres:</strong></span></p>
<p class="trx_addons_no_margin"><span style="color: #000000;">Platin Tower İş Merkezi, (Medicana Hast.Yanı), Kat:18, No: 69, Çankaya/Ankara</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin:</strong></span></p>
<p><a href="https://www.instagram.com/pskytrcagatayugur" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.instagram.com/pskytrcagatayugur</a></p>
<p><a href="https://www.facebook.com/drcagatayugur" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.facebook.com/drcagatayugur</a></p>
<div class="post_meta post_meta_single">
<div class="single-meta"></div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cagatayugur.com.tr/sosyal-fobi-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1562</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sınav Kaygısı ve Başetme Yolları</title>
		<link>https://cagatayugur.com.tr/sinav-kaygisi-ve-basetme-yollari/</link>
					<comments>https://cagatayugur.com.tr/sinav-kaygisi-ve-basetme-yollari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağatay Uğur]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Dec 2019 10:49:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cagatayugur.com.tr/?p=1537</guid>

					<description><![CDATA[Sınav Kaygısı Nedir? Sınav kaygısı, sınav öncesinde çocuğun edindiği bilgilerin, sınav sırasında etkili biçimde kullanılmasına engel olan ve böylece başarıyı düşüren yoğun endişe, korku halidir. Başka bir deyişle sınav endişesi genel kaygı (anksiyete) bozukluğunun belirli bir kaygı kaynağına yönelmiş özel bir türüdür. Dolayısıyla burada da&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #000000;">Sınav Kaygısı Nedir?</span></h2>
<p><span style="color: #000000;"><img decoding="async" class="alignright wp-image-1539" src="https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/Sınav-Kaygısı1-770x460.png" alt="Sınav Kaygısı" width="441" height="264" />Sınav kaygısı, sınav öncesinde çocuğun edindiği bilgilerin, sınav sırasında etkili biçimde kullanılmasına engel olan ve böylece başarıyı düşüren yoğun endişe, korku halidir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Başka bir deyişle sınav endişesi genel kaygı (anksiyete) bozukluğunun belirli bir kaygı kaynağına yönelmiş özel bir türüdür. Dolayısıyla burada da belirtiler ve tedavi yöntemleri genel kaygı bozukluğu türleri ile benzerlikler göstermektedir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">Sınav Kaygısı Belirtileri Nelerdir?</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Sınav anksiyetesi durumunda da çocukta zihinsel, duygusal, fizyolojik ve davranışsal değişimler meydana gelmektedir. Sınav kaygısında da bu dört alanda belirtiler vermektedir. Buna göre:</span></p>
<h3><span style="color: #000000;">Sınav kaygısının zihinsel belirtileri;</span></h3>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">Olumsuz yorumlar içeren inanç ve düşünceler,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Zihinsel açıdan aşırı uyarılmışlık hali,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Düşünceleri toparlayamama, ifade etmede güçlük,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Unutkanlık, öğrendiklerini hatırlayamama,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Anlamada güçlük çekme,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Düşünceleri organize etmede zorlanma,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Dikkat ve konsantrasyon güçlüğü,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Kendini aşırı gözlemleme gibi şeylerdir.</span></li>
</ul>
<h3><span style="color: #000000;">Sınav kaygısının duygusal belirtileri;</span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Karamsarlık, gerginlik, sinirlilik hali, özgüvenin düşmesi, korku, aşırı heyecan, panik, kontrolü yitirme hissi, çaresizlik duyguları gibi şeylerdir.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;">Sınav kaygısının fizyolojik belirtileri ise;</span></h3>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">Kalp atışlarında hızlanma, düzensizleşme, kalp çarpıntısı</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Nefes almada güçlük, nefes alış verişin düzensizleşmesi</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Kaslarda gerginlik, yorgunluk,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Terleme ya da üşüme,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Mide ağrısı, karın ağrısı, baş ağrısı,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Bulantı, kusma, ishal veya kabız, normalden daha çok idrara çıkma,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Göğüste ağrı veya sıkışma hissi gibi belirtilerdir.</span></li>
</ul>
<h3><span style="color: #000000;">Sınav kaygısının davranışsal belirtileri;</span></h3>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">Aşırı hareketli veya donuk olma</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Zamanı uygun şekilde kullanamama</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Ders çalışmayı bırakma, erteleme</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Sınava girmeme, sınavı yarıda bırakma gibi davranışlardır.</span></li>
</ul>
<h2><span style="color: #000000;">Sınav kaygısının nedenleri:</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Sınav anksiyetesi çevresel, duygusal, genetik (kişilik yapısı ile alakalı), zihinsel ve/veya fizyolojik bir çok nedenden kaynaklanabilmektedir. Bu nedenlerden bir kısmı aşağıdaki gibidir:</span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">Fazla eleştirel ebeveyn tutumu (Öğrencinin akademik başarısı konusunda olumsuz tepkiler alması, aşağılanması, vb.)</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Çocuğun veya ergenin kabulünün akademik başarısına bağlı olması(Başarısız olduğu zaman aile tarafından dışlanması, sevilmemesi)</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Eğitim veren öğretmenlerin olumsuz tavır ve eleştirileri</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Zorlu sınav koşulları</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Ebeveynlerin çocuklarını başkalarıyla kıyaslamaları</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Sınavda başarılı olmanın tek seçenek gibi görülmesi, sınav sonucunun ölüm-kalım meselesi haline getirilmesi</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Çocukların kaygılı kişilik yapısına sahip olmaları</span></li>
</ul>
<h2><span style="color: #000000;">Sınav Kaygısı Sorunu Çözülebilir mi?</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Sınav kaygısı uzman yardımıyla ortadan kaldırılabilmesi mümkündür. Ama kişinin durumuna ve belirtilerin yoğunluğuna göre tedavi süresi değişkenlik gösterebilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sorunun çözümü açısından çocuğun kendisinin veya ebeveynlerinin öncelikle bu kaygı belirtilerini ve bu belirtilerin performans üzerindeki olumsuz etkilerini fark etmeleri gerekmektedir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sınav kaygısı doğuştan gelmeyen, öğrenilen bir durumdur. Uygun teknikler kullanılarak, daha işlevsel yorumlamalarla birlikte sınav kaygısı azalmakta ve ortadan kalkmaktadır.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">Sınav Kaygısının Tedavisi Nasıl Yapılır?</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Çocuğunuzda yukardaki belirtilerin bir ya da daha fazlası var ise mutlaka bir çocuk psikiyatri doktoruna başvurmanız önerilir</span>. <a href="https://cagatayugur.com.tr/"><strong>Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı</strong></a>n <span style="color: #000000;">yapacağı ayrıntılı değerlendirmeler sonucunda; Bilişsel davranışçı terapi (BDT), Psikoterapi ve Hipnoz gibi tedavi yöntemlerinden uygun görülenlerden biri veya birkaçı Psikiyatri Uzmanı tarafından veya onun gözetiminde uygulanır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ayrıca bireyin Sınav Kaygısı rahatsızlığına eşlik eden, bunu tetikleyen, durumunu ağırlaştıran ya da bu kaygı bozukluğu probleminin çözülmesine engel olan dikkat eksikliği ya da çok yönlü kaygı bozukluğu gibi ikincil rahatsızlıkları varsa problemin kalıcı olarak çözülebilmesi için bunların da tedavi edilmesi gerekmektedir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">Sınav Kaygısı Bulaşıcı mıdır?</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Bu sorunun cevabı pek çok kişiyi şaşırtabilir. Evet, sınav kaygısı bulaşıcıdır. Peki nasıl bulaşır? Sınav kaygısı  sözel ve sözel olmayan iletişim yoluyla bulaşabilmektedir. Yapılan araştırmalar, sınav kaygısı yaşayan kişiler ile sınav konusunda sürdürülen iletişimin, daha önceden sınav kaygısı yaşamayan kişilerden sınav kaygısını ‘’öğrenebiliriz’’. Ya da ebeveynler başarı konusunda mükemmeliyetçi davranarak, çocuklarına sınav kaygısını ‘’öğretebilirler.’’</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">Sınav Kaygısı İle Başa Çıkmak İçin Yapılabilecekler</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Bu noktada çocuğun/ergenin ve ebeveynlerin yapabileceklerini kısaca sıralamak istiyorum.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;">1-Sınav kaygısı ile başa çıkma sürecinde çocuğun/ergenin/öğrencinin yapabilecekleri:</span></h3>
<p><span style="color: #000000;">-Düzenli, planlı çalışın, zamanınızı planlamaya çalışın.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Deneme sınavı çözerken gerçek sınavın olacağı saatleri seçin.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Düzenli fiziksel egzersiz yapın.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Nefes egzersizi ve gevşeme egzersizi yapmayı öğrenin.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Beklentilerinizi gözden geçirin, gerçekçi olmalarına gayret edin.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Bedeninize önem verin; uykuda olmanız gereken saatleri ders çalışmakla geçirmeyin.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Aklınızdan geçen olumsuz düşüncelerin yerine daha gerçekçi düşünceler koyun. Yeni edindiğiniz düşünceler her zaman olumlu olmak zorunda değildir, nötr cümleler de olabilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Sınav ne kadar zor olursa olsun, siz ‘’elinizden geleni’’ yapmaya çalışın.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;">2-Sınav kaygısı ile başa çıkma sürecinde ebeveynleri yapabilecekleri:</span></h3>
<p><span style="color: #000000;">-Çocuğunuzla sağlıklı bir ilişki kurun.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Çocuğunuzu başkalarıyla kıyaslamayın.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Çocuğunuzdan, kapasitesinin üzerinde başarı beklemeyin.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Çocuğunuzun ihtiyaçlarına kulak verin. Sınav sonuçlarına ve çocuğunuzun akademik başarısına karşı aşırı eleştirel yaklaşmayın.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Sınav sonucuna değil, sürece odaklanın. Çocuğunuzun çabasını ve gelişmesini takdir edin.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Çocuğunuzun adına hedef belirlemektense onun kendi hedeflerinin belirlemesine izin verin.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Çocuğunuzun sınav maratonuna hazırlanması için yaptığımız maddi ve manevi yatırımı çocuğunuza karşı sık sık dile getirerek üzerindeki baskının artmasına sebep olmayın.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Çocuğunuzun sınava hazırlandığı sırada veya deneme sınavlarında kaygı yaşadığını düşünüyor veya gözlemliyorsanız, bu konuyu onunla konuşun ve uzman yardımına başvurun.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Sınav kaygısı ne kadar erken dönemde fark edilir ve yardım alınırsa, o kadar kolay çözülmekte ve kişinin diğer kişilik alanlarına yansıması önlenmektedir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Sınav kaygısı eğer üzerinde çalışılmaz ve ortadan kaldırılmazsa, kişinin önce akademik başarısını, sonra özgüvenini oldukça olumsuz etkileyebilmekte ve kendini çaresiz, yetersiz olarak algılanmaktadır. Bu yüzden, gözden kaçırılmaması gereken bir başarısızlık kaynağı olarak ele alınmasında fayda vardır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-En önemlisi, çocuğunuza olan sevgi ve ilginizi başarı koşuluna bağlamamanız ve hiçbir sınavın çocuğunuzun sağlığından daha önemli olmadığını aklınızdan çıkarmayarak her zaman  desteğinizi hissettirmeniz onun en büyük yardımcısı olacaktır.</span></p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p><a href="https://cagatayugur.com.tr/cocuklarda-kaygi-bozuklugu-tedavisi/"><strong>Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları</strong></a> <span style="color: #000000;">Dahil Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi İle İlgili Her Türlü Soru İçin Bize Ulaşın:</span></p>
<p><a href="https://cagatayugur.com.tr/iletisim/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">cagatayugur.com.tr/iletisim</a></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Tel:</strong> <span class="w8qArf"> </span><span class="LrzXr zdqRlf kno-fv">(0312) 284 00 21</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Adres:</strong></span></p>
<p class="trx_addons_no_margin"><span style="color: #000000;">Platin Tower İş Merkezi, (Medicana Hast.Yanı), Kat:18, No: 69, Çankaya/Ankara</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin:</strong></span></p>
<p><a href="https://www.instagram.com/pskytrcagatayugur" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.instagram.com/pskytrcagatayugur</a></p>
<p><a href="https://www.facebook.com/drcagatayugur" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.facebook.com/drcagatayugur</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cagatayugur.com.tr/sinav-kaygisi-ve-basetme-yollari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1537</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda (Anksiyete) Kaygı Bozukluğu ve Tedavisi</title>
		<link>https://cagatayugur.com.tr/cocuklarda-kaygi-bozuklugu-tedavisi/</link>
					<comments>https://cagatayugur.com.tr/cocuklarda-kaygi-bozuklugu-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağatay Uğur]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Nov 2019 09:01:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cagatayugur.com.tr/?p=1528</guid>

					<description><![CDATA[Kaygı Bozukluğu Nedir Kaygı bozukluğu; herkeste var olan kaygının daha yoğun ve işlevsiz olmuş haline verilen isimdir. Çocukluk çağında en sık görülen ruhsal bozukluklar içinde birinci sırada kaygı yada diğer adı ile anksiyete bozukluğu gelmektedir ve bozukluk çocuklar arasında %8.6 ile %17.7 arası değişen bir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Kaygı Bozukluğu Nedir</h2>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1530" src="https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2019/11/Kaygı-Bozukluğu-1-770x460.png" alt="Kaygı Bozukluğu" width="550" height="329" />Kaygı bozukluğu</strong>; herkeste var olan kaygının daha yoğun ve işlevsiz olmuş haline verilen isimdir. Çocukluk çağında en sık görülen ruhsal bozukluklar içinde birinci sırada kaygı yada diğer adı ile anksiyete bozukluğu gelmektedir ve bozukluk çocuklar arasında %8.6 ile %17.7 arası değişen bir yaygınlık oranına sahiptir. Fizyolojik, duygusal, bilişsel ve davranışsal etkilerinden ötürü kaygı bozukluğunun tüm tipleri, çocukların işlevselliğini oldukça olumsuz etkilemekte ve tedavi edilmediği takdirde özellikle aile, arkadaş ve okul alanlarında olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.</p>
<p>Kaygı ise kişinin bir uyaranla karşılaştığında yaşadığı aşırı uyarılmışlık durumudur. Bu uyarılmışlık zihinsel, duygusal, fiziksel ve davranışsal olmak üzere dört alanda kendini göstermekte ve değişime yol açmaktadır. Ayrıca kaygı olması gereken sınırlar dahilinde gerçekleştiği sürece bireyler için doğal ve zararsız bir durumdur.</p>
<h2>Çocuklarda Kaygı Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?</h2>
<p>Çocukluk çağındaki kaygı bozukluğu belirtileri kaygının türüne göre değişmektedir ve Kaygı bozukluğunun her bir türünün belirtileri de kendisine özeldir. Temelde ortak yönleri ise çocuğun yaşıtlarına oranla belirli durumlara karşı yoğun kaygı yaşaması ve bu kaygıyı yönetmekte kendince kullandığı baş etme yöntemleridir.</p>
<p>Çocukluk döneminde yaygın olarak; Ayrılık kaygısı, Sosyal kaygı, Yaygın kaygı, Sınav kaygısı, Özgül fobiler görülmektedir. Bunlara ait belirtilere ise aşağıda kısaca değinilmiştir:</p>
<p><strong>1-Çocuklardaki Ayrılık kaygısında</strong> çocuk kendisine bakım veren(anne-baba-anneanne-babaanne-bakıcı) kişiden ayrılma konusunda yoğun kaygı yaşar. Genellikle bakım verenini bir daha göremeyeceğine, onların veya kendisinin başına bir şey geleceğine yönelik düşünceler taşır. Zorunlu ayrılık olduğu durumlar da ise yoğun kaygı duyar, ağlar veya içe kapanır.</p>
<p><strong>2-Çocuklardaki Sosyal kaygıda</strong> çocuk yaşıtları ile iletişim halinde kalmaktan, özellikle yaşıtları arasında herhangi bir başarı sergilemekten aşırı kaygı duyar. Genellikle bu tip durumlardan kaçınır. Bu çocuklar okuldaki sınıf öğretmenleri tarafından genelde sessiz sakin ve katılımı az çocuklar olarak tanımlanır. Sınıf içinde parmak kaldırmaktan, sunum yapmaktan, oyunlarda yer almaktan, kendi fikrini belirtmekten, arkadaşlarıyla iletişim kurmaktan sıklıkla kaçınırlar.</p>
<p><strong>3-Çocuklardaki Yaygın kaygıda</strong> çocuk belirli bir konu hakkında değil, birçok konu hakkında sürekli olarak kaygı duyar. Ailesinden (anne-baba ve özellikle abi/abla) duyduğu, arkadaşlarından duyduğu birçok konuda hemen kaygıya kapılabilirler. Olumsuz her duruma karşı hassastırlar.</p>
<p><strong>4-Çocuklardaki Özgül fobiler</strong> de ise çocuk sadece spesifik bir objeye, bir duruma karşı yoğun kaygı duyar ve o durum veya o obje ile karşılaşmaktan sürekli olarak kaçınır.</p>
<h2>Çocuklarda Kaygı Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?</h2>
<p>Eğer çocuğunuzda yukarıdaki gibi durumları gözlemleyebiliyor iseniz mutlaka bir çocuk psikiyatri doktoruna başvurmanızı tavsiye ederiz. <strong>Kaygı bozukluğu</strong> <strong>tedavisinde</strong> etkililiği kanıtlanmış en iyi terapi ekolü bilişsel davranışçı terapilerdir. Bilişsel davranışçı terapinin yanı sıra oyun terapisi yöntemi de çok güzel sonuçlar vermektedir.  anksiyete tedavisinde çocuk psikiyatristi ve çocuk arasında yeterli işbirliği ve güven ilişkisi oluştuktan sonra kaygı duyulan obje, durum ile çocuk karşılaştırılır ve önceden kullandığı işlevsiz baş edim yöntemleri kullandırtılmaz.</p>
<p>Kaygı bozukluğun tedavisinde kullanılan ve halk arasında “maruz kalmak” olarak adlandırılan bu yöntem aslında bir tür kaygı duyulanlarla karşı karşıya getirme terapisi olarak adlandırılabilir. Karşı karşıya getirme eylemi ise çocuğun isteği dahilinde, kademeli olarak yapılan ve bir uzman eşliğinde yapılan ve yapılması gereken bir yöntemdir. Bu teknik oldukça hassas bir yöntemdir, uzman olmayan kişiler tarafından yapılması çocukta kalıcı etkilere yol açabilir.</p>
<h2>Kaygı Bozukluğu Olan Ailelere Tavsiyeler</h2>
<p>Anksiyete bozukluğu tedavisinde aileler, çocukları kendilerine kaygılarından söz ettiklerinde son derece kapsayıcı ve anlayışlı davranmalılardır.</p>
<p>Kaygı bozukluğu olan çocuklarını yaşadıkları kaygılar aileler tarafından eleştirmemeli ve duygularını ifade etmelerini teşvik edici şekilde davranmalılardır. Özellikle bilişsel davranışçı terapiler ekolünde anneler ve babalar terapistlerin yardımcıları olurlar ve gerektiğinde psikoterapi seansı içerisinde yapılanların evde de yapılması için çocuğa yardımcı olurlar.</p>
<p>Ayrıca Oyun terapisi uygulanması da bu rahatsızlığın tedavisinde oldukça olumlu sonuçlar vermektedir. Özellikle de ufak çocuklar oyun ile kendilerini çok güzel ifade edebilmekte, bu da sorunun çözümünü kolaylaştırmaktadır.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları Dahil Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi İle İlgili Her Türlü Soru İçin Bize Ulaşın:</p>
<p><a href="https://cagatayugur.com.tr/iletisim/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">cagatayugur.com.tr/iletisim</a></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Tel:</strong> <span class="w8qArf"> </span><span class="LrzXr zdqRlf kno-fv">(0312) 284 00 21</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Adres:</strong></span></p>
<p class="trx_addons_no_margin"><span style="color: #000000;">Platin Tower İş Merkezi, (Medicana Hast.Yanı), Kat:18, No: 69, Çankaya/Ankara</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin:</strong></p>
<p><a href="https://www.instagram.com/pskytrcagatayugur" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.instagram.com/pskytrcagatayugur</a></p>
<p><a href="https://www.facebook.com/drcagatayugur" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.facebook.com/drcagatayugur</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cagatayugur.com.tr/cocuklarda-kaygi-bozuklugu-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1528</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Okul Fobisi</title>
		<link>https://cagatayugur.com.tr/okul-fobisi/</link>
					<comments>https://cagatayugur.com.tr/okul-fobisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağatay Uğur]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Sep 2019 20:40:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cagatayugur.com.tr/?p=1487</guid>

					<description><![CDATA[OKUL FOBİSİ NEDİR? Okul fobisi şiddetli bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmek istememesi veya okulla ilgili son derece isteksiz olması şeklinde kendini gösteren bir durumdur. Bu durum çocukta özellikle okul saatleri yaklaştığında sıkıntı artışı, ağlama, sinirlilik, uykusuzluk, saldırganlık veya baş ağrısı, mide bulantısı, iştahsızlık gibi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #000000;">OKUL FOBİSİ NEDİR?</span></h2>
<p><span style="color: #000000;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1488" src="https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2019/09/Okul-Fobisi.png" alt="Okul Fobisi" width="499" height="348" srcset="https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2019/09/Okul-Fobisi.png 1000w, https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2019/09/Okul-Fobisi-300x209.png 300w, https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2019/09/Okul-Fobisi-768x535.png 768w, https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2019/09/Okul-Fobisi-370x258.png 370w, https://cagatayugur.com.tr/wp-content/uploads/2019/09/Okul-Fobisi-770x537.png 770w" sizes="auto, (max-width: 499px) 100vw, 499px" />Okul fobisi şiddetli bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmek istememesi veya okulla ilgili son derece isteksiz olması şeklinde kendini gösteren bir durumdur. Bu durum çocukta özellikle okul saatleri yaklaştığında sıkıntı artışı, ağlama, sinirlilik, uykusuzluk, saldırganlık veya baş ağrısı, mide bulantısı, iştahsızlık gibi şikayetlerle ortaya çıkmaktadır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">En sık okulların yeni açıldığı Eylül-Ekim aylarında 6-8 yaş gibi ilk okul başlangıç döneminde görülür. Yine okula başladıktan sonraki yıllarda, örneğin 11-12 yaşlarda okul değişikliğinin gündeme geldiği dönemlerde de ortaya çıkabilmektedir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kızlarda ve erkeklerde birbirine yakın sıklıkta görülen bu durum kaza, hastalık ameliyat, okul arkadaşının gidişi, bağlı olduğu akrabanın hastalığı veya ölümü, ebeveyn boşanması, maddi sorunlar, kardeş doğumu gibi durumların arkasından başlayabilir. Bu çocuklar genellikle evde rahat ve huzurluyken okulda aşırı kaygılı ve huzursuzdur.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">OKUL FOBİSİNİN NEDENLERİ NELERDİR?</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">1- Ayrılık Endişesi: Sorunun İlk nedeni sizden ayrı kalmanın getirdiği mutsuzluktur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">2- Yeni deneyimlerle baş etme: Güçlüğe neden olan faktörlerden bir diğeri de çocuğunuzun değişim ve yeniliklerle  baş etme ihtiyacıdır. Farklı  bir ortama girme yabancılarla tanışma okul kurallarını öğrenme, kişisel disiplini geliştirme, grup projelerinde yer alma gibi deneyimler söz konusudur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">3- Gerçekçi olmayan  yüksek beklentiler: Yetişkinlerin beklentileriyle mücadele etmek, bazı çocuklarda strese yol açan başlıca etkendir. Bu daha çok  çocukların başarılarında mükemmeliyetçi bir tutum benimsemek şeklinde kendini gösterir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">4- Kendini yalnız hissetme: Arkadaş edinme konusunda yetersiz ya da isteksiz gibi görünen utangaç ve çekingen çocuklar, yalnızlığa ve reddedilmeye mahkumdurlar. Örneğin Arkadaşlarından daha parlak ya da durgun olan bir çocuk arkadaşlarınca alay konusu olabilir ya da soyutlanabilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">5- Zarar verici davranışlara maruz kalma: Okula başlayan çocukların başkaları tarafından zarar görmelerini kontrol etmenin yolu yoktur. Bu tüm yaş düzeylerinde görülebilir ve çocuklarda çok büyük endişe, acı ve üzüntüye neden olur. Bazı durumlarda, sürekli olarak başkalarından zarar görme, bunalımlara bile yol açabilir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">OKUL FOBİSİ HANGİ YAŞLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜR?</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">-Anaokuluna giden çocuklarda</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-İlkokula giden çocuklarda</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Daha az oranda orta ve lise öğrencilerinde görülür.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yaş büyüdükçe görülme sıklığı azalmaktaysa da tedavi güçleşmektedir. Yapılan Araştırmalarda okul korkusu kız ve erkek çocuklar arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Her sosyoekonomik düzeyde daha fazla görülmektedir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">OKUL FOBİSİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?</span></h2>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">Sıkıntı artışı, Ağlama,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Alınganlık ve Sinirlilik,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Uyku düzeninde bozukluklar, Uykusuzluk,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Alınganlık, Sinirli olma, Saldırganlık,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Baş ağrısı,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Karın ağrıları, Mide bulantısı, İştahsızlık</span></li>
<li><span style="color: #000000;">İstek ve enerji kaybı,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Okul faaliyetlerinde pasif yaklaşma,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Anneye bağımlılık, içe kapanıklık ve utangaçlık</span></li>
<li><span style="color: #000000;">-Okulda ve evde nedensiz ağlama, kavga dikkat çekmeye yönelik davranışlar,</span></li>
</ul>
<p><span style="color: #000000;">EĞER ÇOCUKLARDA;</span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">-Çocuk neşesiz, uykuya dalmakta zorluk çekiyorsa,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">-Ödevlerine karşı ilgisi azalmış ve sonunda bir gün okula gitmeyeceğini söylüyorsa,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Neden olarak öğretmenden korktuğunu ya da arkadaşının kendisini rahatsız ettiğini söylüyorsa,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Okul etkinliklerine karşı pasif içe kapanık veya korkulu davranıyorsa okulda daha çok ağlamaya kavga etmeye dikkat çekmeye başlamışsa,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Öğretmenden sık sık izin isteyip dışarı çıkmak istiyorsa,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Tıbbi nedeni olmayan bedensel şikayetleri, Varsa çocukta okul fobisi olduğu düşünülür ve uzman yardımı almak gerekir.</span></li>
</ul>
<h2><span style="color: #000000;">OKUL FOBİSİ YAŞAYAN AİLELERE ÖNERİLER?</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Bu tip çocukların ele alınmasında anne-baba  ve öğretmenle işbirliği çok önemlidir. Çocuklar okula gitmek istemedikleri için cezalandırılmamalı, suçlanmamalı, okula gitmesinin gerekliliği konusunda tüm aile fertleri ve öğretmen tarafından net bir tavır sergilenmeli, çocuğu okula özendirici ve destekleyici olunmalıdır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Okulun önemi çocuğun anlayacağı bir dille açıklanmalıdır. Okula gitmeden önce yapılan  uzun vedalaşmalar çocuğun uzun süreli bir ayrılık kaygısını tetikleyeceğinden, kısa bir veda yeterlidir. Çocuğun sınıfa katılımı aşamalı olarak gerçekleştirilebilir, ancak çocuk mutlaka okula gelmelidir. Okul fobisi kendini gösterdiğinde ve ailenin sonuçsuz kaldığında, çocuk okula gitmeyi ciddi biçimde reddediyorsa, bir çocuk psikiyatrisine danışılmalıdır.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">OKUL KORKUSU İLE OKUL FOBİSİ AYNI ŞEY DEĞİL!</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Okul korkusu, çocuğun ne olduğunu kavrayamadan yaşadığı bir duygu olmakla beraber verdiği normal bir tepkidir. Okul fobisi ise çocuğun okula gitmeyi reddetmesidir. Okul korkusu 1 haftayı aşkın bir sürede görülürken, manevi desteklere rağmen çözüme kavuşturamıyorsa okul fobisi vardır. Okul fobisi, okul korkusuna göre çok daha şiddetlidir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>İletişim Bilgileri:</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Okul Fobisi Dahil Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi İle İlgili Her Türlü Soru İçin Bize Ulaşın:</span></p>
<p><a href="https://cagatayugur.com.tr/iletisim/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">cagatayugur.com.tr/iletisim</a></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Tel:</strong> <span class="w8qArf"> </span><span class="LrzXr zdqRlf kno-fv">(0312) 284 00 21</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Adres:</strong></span></p>
<p class="trx_addons_no_margin"><span style="color: #000000;">Platin Tower İş Merkezi, (Medicana Hast.Yanı), Kat:18, No: 69, Çankaya/Ankara</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin:</strong></span></p>
<p><a href="https://www.instagram.com/pskytrcagatayugur" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.instagram.com/pskytrcagatayugur</a></p>
<p><a href="https://www.facebook.com/drcagatayugur" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.facebook.com/drcagatayugur</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cagatayugur.com.tr/okul-fobisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1487</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
